Dağıstan''dan olan Seydi, Şamatorna Sancağı''ndan Avrupa''yı titreten akıncılara kumanda edecekti. Bu ise tam onun "Delibalta"lığına göre bir işti. Kısa zamanda akıl almaz kahramanlıklar gösterdi. Bu arada ya bilerek veya kazara Avusturya İmparatorluğunun bazı bölgelerini de tarumar etti. Arada anlaşmalar vardı ama sanırız Nemçeliler Seydi''yi kızdırmışlardı. Avusturya İmparatoru İstanbul''daki Büyükelçisine bir haberci göndermeye karar verdi. Bir şikayet mektubu hazırlandı. Haberci, üç kişilik maiyeti ile yola çıktı...
Bir sâyebana girdiler...
Elçiler, gelen geçen dinlensin diye yapılan yol üzerindeki bir sâyebana girdiler. Orada oturan bir Türk''ü selamladıktan sonra yerleştiler. Adamlar kısa zamanda sarhoş olup ileri geri söylenmeye başladılar. Birisi: -O Seydi denilen adam bu sefer cezasını bulacak. Avusturya topraklarını harap etmek neymiş öğrenecek. Onun cezasını biz de verirdik ama anlaşmaya aykırı davranmak istemiyoruz. Onun hakkından Osmanlı Hakanı gelsin... Orada konuşulanlara kulak kabartan Türk, gayri ihtiyari kızmıştı. Biraz daha yaklaşarak dikkatlice dinlemeye başladı. Evet, bu Osmanlı, Seydi Amed''den başkası değildi!.. Diğer haberci, laf attı: -Padişaha mektup götürüyoruz. Mektubu okuduğu anda Seydi''nin işi bitiktir! Seydi bu mektubu şiddetle merak etmişti: -Yok canım, diye sarhoşları tahrik etti. Öyle iki satır yazı ile Padişahımız kelle almaz. Seydi''yi de pek sever. Bu kadar tesirli mektuba pek inanmam. -Sen öyle san. Bu mektubun yazılmasını İmparatorumuzdan isteyen, Verjurim Kalesi kumandanıdır. Konuşması, yazması, bütün Hıristiyan dünyasında eşsizdir, diyerek mektubu uzattı. Seydi, gaddarlığı, hainliği ve Müslüman düşmanlığı ile, Osmanlı esirlerine yaptığı akıl almaz işkencelerle şöhret salan Verjurim Hakimini tanıyordu. İçinden: "Demek öyle ha! O herif yalancıdır da. Kimbilir neler yazmıştır" derken de mektuba göz attı ve o anda kan beynine sıçradı. İçinden: "Olamaz... Bu kadar çirkin iftiralar olamaz! Kundaktaki çocukları diri diri kebap ediyor diye yazmış! Daha neler neler. Ama dur sen! Verjurim Hakimine gösteririm ben!.."
"Şimdi dediğinize inandım"
Sonra büyük bir soğukkanlılıkla mektubu geri uzatırken: -Seydi''nin bu marifetlerini bilmiyordum. Şimdi dediğinize inandım. Bu mektup Padişaha tesir eder, dedi. Sonra hissettirmeden oradan uzaklaştı.
Seydi Ahmed''in planı ne idi acaba?!.

