> Fenerbahçeli Pierre Webo Afrika'da konuşmuş. İlginç sözleri var. En çok dikkatimi çeken ise, "Teknik direktörümüz Aykut Kocaman ile ayrılırken, bize 'Temmuzda görüşürüz' demişti. İstifası sürpriz oldu" cümlesi... Bu cümle, başkan ile teknik direktör arasındaki kavgayı gün yüzüne çıkardı.
> Söz Afrika'dan açılmışken... Joseph Yobo Fenerbahçe'nin en istikrarlı yabancısıydı. Nasıl bir anda "ilk gönderilecek" durumuna düştü, anlamıyorum.
> Hazırlık maçlarının sonuçlarına aldanmayın. Hatta hazırlık döneminde kötü sonuçlar alan takımların ligde çok daha iyi gittiğini yıllardır izliyoruz.
> Beşiktaş'ta kaptanlığın İbrahim Toraman'dan alınıp Manuel Fernandes'e verilmesini destekliyorum. Hem Toraman kaptanlık için fazla agresifti, hem Reis'ten daha çok yararlanmak için pazubent motive edici olur.
> Galatasaray ekmeğini taştan çıkarıyor, kelimenin gerçek anlamıyla... Çünkü resmî siteden Ali Sami Yen stadının tuğlalarının satışı sürüyor (Bir tuğla 239 lira).
> Geçen hafta yazdığım notlardan biri şöyleydi: "Hukuk önünde herkes eşittir de, toplumun büyük bölümünü ilgilendiren davalar öne alınamaz mı? Yargıtay'daki şike dosyası mesela... Bütün bir ülkenin futbol düzenini doğrudan ilgilendiren bir dava neden bir an önce karara bağlanmaz? Oysa bir dosyayı alttan çekip üste koymak yüksek mahkemenin inhisarında..." Bu yazıdan bir gün sonra Yargıtay Başsavcılığı, bir tebliğnamede ile yüksek mahkemeden, 93 sanığın aldığı cezaların bir an önce onanmasını ve bu davanın bitirilmesini talep etti. Benim adıma meslekî bir ödül oldu.
> Trabzonspor, tarihî imzalarını gündüz attırmayıp geceye, iftardan sonraya bıraktı. Bir başka ifade ile, "gazetelerde haber olmak" seçeneğini değil, "taraftarıyla birlikte olmak" şıkkını işaretledi.

