İzzet Ağa''dan İran kuvvetlerinin kapıya dayandığını duyan Zülfikar Han şöyle dedi: -Her Bağdadlı milis birliğine onar kişi bizimkilerden kat. Çünkü Cenk sırasında onları sürüklerler. Sultan Süleyman Han''dan yardım gelene kadar dayanabilirsek Bağdad''ı kurtarırız...
Bu esnada gün ışımaya başlamıştı. İran ordusu kuşatmayı daraltmış, ağır ağır yaklaşarak top menzili dışında mevzilenmiş, daha ön saflarda da ihtiyatlı bir şekilde top mevzileri hazırlıyordu ki, kaleden açılan top ateşi buna izin vermedi.
İranlıların acelesi yoktu! İranlıların hiç acelesi yoktu. Çünkü Osmanlı Padişahının Budin Seferinde olduğunu ve bu taraflara en az birkaç sene gelemeyeceğini öğrenmişlerdi. Ayrıca, içeride de çok adamları vardı ve bunlar vasıtasıyla kaleyi daha çabuk teslim almayı planlamışlardı. Şah Tahmasb çok önceden Zülfikar Hanın adamlarından bazılarını ve hatta, mukavemetin boşuna olduğuna inandırılan üvey kardeşini bile elde etmeyi başarmıştı. Bunun neticesinde Zülfikar Han, o gece yatağında uyurken üvey kardeşi tarafından şehid edildi. Kapılar da ansızın, Şahın elde ettiği adamlar tarafından açılınca, İran askeri şehre akmaya başladı.
Fakat Beşel İzzet Ağa kumandasındaki 250 Türk askeri, henüz açılmadık bir kapıdan müthiş bir çıkış yaparak bir kama gibi İran saflarına girdiler ve onları paramparça ederek kanlı bir yol açmayı başardılar ve yıldırım gibi geçip çöle doğru izlerini kaybettirdiler... *** Kanuni Sultan Süleyman Han, Avusturya ile 1533 yılında bir anlaşma imzalayıp gözlerini doğuya çevirdi. Kendisi Avrupa''da Hristiyanlarla meşgul iken Osmanlıları arkadan vurarak Bağdad''ı ele geçiren Şah Tahmasb''a çok kızgındı. Hemen Bağdad üzerine sefer emrini verdi ve 1534 yılı Mart ayında ordu, Veziriazam İbrahim Paşa kumandasında sefere çıktı...
Osmanlı ordusunun, başkenti Tebriz''e gelmekte olduğu haberini alan Şah Tahmasb, şehri terk ederek kaçtı. Fakat İbrahim Paşa burada uzunca bir müddet kalınca padişah kendisi bu işi bitirmek için "Irakeyn Seferi"ne çıktı. 28 Eylül günü Tebriz''e geldi. İbrahim Paşa ise, padişahın gelmekte olduğu haberini alınca ondan önce davranarak Bağdad üzerine yürümüştü.
"Evliyalar Burcu" İran''ın Bağdad Valisi, muazzam Osmanlı ordusu ile baş edemeyeceğini anlayınca şehri terk ederek kaçtı. Bu sırada Kanuni de "Evliyalar Burcu" diye anılan Bağdad önlerine gelmişti. Şehre girer girmez, İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretlerinin türbesini ziyaret etti ve kabrinin yeniden yapılmasını emretti. Ruhları şâd olsun...

