Şampiyonluğun kadro olarak bana göre en büyük favorisi Fenerbahçe, finişe 6 hafta kala küme düşmesi hemen hemen kesinleşmiş sadece matematiği yaşayan Balıkesirspor'u Kadıköy'de ağırlayacaksa, bırakın cılız skoru, farkla göndermesi gerekmez miydi?
Ama daha önce de üstüne basa basa yazdığım "Alperli orta saha hele hele Emre de yoksa işlemez" yorumum, başlama düdüğüyle Balıkesirspor'u bir anda kolay atağa çıkan, kolay top yapan ve çok kolay pozisyon üreten bir takım konumuna soktu.
Şayet emekli Sercan yerine bir de Gomez varyeteye kaçmasaydı soyunma odasına hiç kimsenin inanamayacağı bir Fenerbahçe çöküşüyle gidilirdi. Fakat Diego olsun, özellikle Caner, bu bocalayan Fenerbahçe'yi ilk yarıda en azından skor beraberliğiyle soyunma odasına taşıdı.
İkinci yarıda İsmail Kartal, hani mahalle lafıdır ya, dediğimize gelerek Alper'in yerine Selçuk'u oyuna soktu. Bu, en azından orta alanda ilk yarıda cirit atan Balıkesirspor alış verişinin son bulması demekti. Tabii sakatlıktan kurtulamayan ya da kurtulduktan sonra eşya toplamaya başlayan Kuyt da soyunma odasında kalıp Emenike oyuna girince bu defa Fenerbahçe Balıkesirspor'un bütün savunma yerleşimlerini bu oyuncunun hareketliliğiyle kaybetti. Caner yine yıkıcılık rolünde sık sık görüldü de Gökhan'ın bu defa aynı eylemleri pek gerçekleştiremediğine tanık olduk.
Pekii ya kaleci Volkan'a ne dersiniz?
Kazanılan son puanların baş aktörü bu defa az kalsın kaybedilen puanların yıldızı olacaktı. Bu arada ince bir noktanın üzerinde duralım; bence faulle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir pozisyona Fenerbahçe lehine düdük çalan Bülent Yıldırım, Sow'un beraberlik golünün de çıkışına imza attı.
Sonuçta; Fenerbahçe'nin Balıkesirspor'u bitime 6 hafta kala hem de şampiyonluk için yarışırken 4-3 nasıl yendiğini anlatmak da zordur, anlatanı can kulağıyla dinleseniz bile anlamak da zordur.
Her şeye rağmen pazar ve pazartesiye stres pompaladı Sow'un 50'inci dakikada topa dokunuşu...
MAÇIN ADAMI
Caner Erkin
KIRILMA ANI
Sow'un galibiyet golü

