Yazımızın ilk cümlesine ülkemiz futbolu adına Beşiktaş'ın hem de bir İngiltere Premier Ligi önemli takımlarından Tottenham karşısında gurur verici övünülecek bir futbol oynadığını belirteyim. Maçın başlama düdüğünden sonuna kadar oyunu istediği gibi kontrol eden, asla ve asla 50'li yılların 'Çanakkale geçilmez'ine başvurmayan günümüz futbolundan önemli hücum tezgâhları kuran bir Beşiktaş izledik.
Bu fotoğraf içinde ne gol pozisyonları flaş olarak patladı durdu bir bilseniz. Tottenham'ın kalesinde Fransa Milli Takımı'nın kalecisi Lloris vardı ya... Neler çıkardı neler... Onun çıkardıklarının ötesinde neler kaçırdık neler... Savunmada dikkatli ve savurgan olmayan Beşiktaş'ta, Veli'nin karşılayıcı, Atiba'nın hem karşılayıcı hem de hücum aksiyonlarında Sosa'nın ortaklığını yapması sağlıklı bir oyun düşünce planıydı. Gökhan'la Olcay da maçı nereyse hatasız oynarlarken, Demba Ba, Demba Ba'lığını yaptı.
Yani; İngiliz liginin önemli temsilcilerinden biriyle Londra'da oynayacaksınız ve size ancak 26. dakikada bir ceza alanı dışı şutuyla gol atabilecekler... Kıyaslama yapmak gibi olmasın ama bir gün önce bir teknik adamın kurbanı olup hepimizi üzen Galatasaray'la, Beşiktaş'tan az önce oynayan Trabzonspor nerede, bu Beşiktaş nerede?..
Hani, hiç tanımayan birilerine bir zahmet üç maçı arka arkaya izlettirseniz Beşiktaş'ın bir üst düzey takım olduğunu söylerler de ötekilere etiket bulamazlar. Az kalsın yazık olacaktı. Bir amatör futbolcu penaltısıyla Beşiktaş, çok daha fazlasını hak ettiği oyundan puanla çıktı.
MAÇIN ADAMI
Komple Beşiktaş takımı
KIRILMA ANI
Tolga'nın yaptığı kurtarış

