Kaydet
a- | +A

Maçın analizine girmeden önce Beşiktaş Teknik Direktörü Bilic'e bir soru sormak isterim. Acaba 85. dakikada Sosa'nın oyundan alınıp İsmail'in oyuna sürülüşü bir ileri zeka işi midir, dünya çapında bir teknik direktör operasyonu mudur, yoksa sıfır değerde bir uygulama mıdır?

Hazır Beşiktaş'tan başlamışken devam edelim o zaman. 

Bir pas yanlışında tribünde ayağa kalkan Atiba, acaba bu maçı vicdan azabıyla mı izledi, arkadaşlarına açıkça yapılmış bir ihanetin rahatsızlığıyla mı yerinden kalktı?

Tabii devam edelim... 

Pozisyonun kendisiyle uzaktan yakından hiç bir ilgisinin olmamasına rağmen, Sneijder'i tokatlayıp takımını bu kader maçında 60. dakikadan sonra 10 kişi oynatan Beşiktaş'ın temel direği Veli, gece yatağında uyuyacak mıdır, yoksa ilk idmana arkadaşlarına yüzünü göstermemek için maskeyle mi gelecektir? 

Beşiktaş dikine çabuk hücumla birlikte rakibin ataklarına geride katlanarak bizlere iyi takım imajı sunmuştu. Sanıyorum bu gerçek G.Saray'ın yerli hocası Hamza kardeşimizin de bu maç için çalıştığı dersin ana maddesi olmuştur. Çünkü iki santrfor yanlışına Beşiktaş dikine ortadan geliyor diye, Melo, Selçuk, Emre, Sneijder kalabalığını sahaya sürmüştü. Nasılsa Gökhan da, Olcay da Beşiktaş ataklarının genelinde topla içeriye dalıp eylemde bulunan oyunculardı. Bu arada Sneijder'in oyundan çıktığı 79. dakikaya kadar arkadaki orta saha elemanlarıyla önde yerleşim ve dolayısıyla futbol bilgileri az olan iki uç adamının nasıl yönetilip yönlendirileceğini de gösterdi. Tabii ki bana değil, kendisini G.Saray forması içinde sol kenarda körleten teknik direktörlere.  Beşiktaş bence bir kaza golü sonrası maçı ve liderliği kaybetti. Çünkü asıl tehlikeli olan kornerden gelen top çelinmiş, bundan önceki G.Saray yönetiminin para düşkünü İtalyanının kadrine uğramış Sabri'nin ani ortasıyla gelmişti. Sonuca varırsak Hamza Hamzaoğlu ilk derbisini cebe indirirken, futbolun tam karşılığı olan "top yuvarlaktır" deyimi maçın "sıfır" oyuncusu Burak'ın 95. dakikadaki golüyle de bir kere daha tescil edilmiştir. 

Yazının bu bölümü hiç sevmediğim bir bölümdür, yani maçın hakemiyle ilgili...

Cüneyt Çakır bu maça atandıktan sonra televizyonda öten, gazetelerde atıp tutanlar, kusura bakmasınlar, bu hakemimiz için "özellikle maçın temposunu düşürerek yönetir" gibi başta FIFA ve UEFA olmak üzere bütün dünya hakem müesseselerince kahkahalarla karşılanacak bir rezalette birleşmişlerdi. 


MAÇIN ADAMI

Wesley Sneijder

KIRILMA ANI

Sabri'nin  ortası

ÖNE ÇIKANLAR