Kaydet
a- | +A

Osman Bey ve mecliste bulunanlar derin düşüncelere dalmışken, Dursun Fakîh''in sesiyle irkildiler... O, şu teklifte bulunuyordu: "Beyim! Cenâb-ı Hak size, sığınacak yer arayan Müslümanları bir araya toplayıp idâre etmek basîretini ve gücünü ihsân etmiştir. Allahü teâlânın inâyeti, duâ ordusunun himmet ve bereketi, gazâ ordusunun kuvvet ve kudretleriyle çevrenizdeki tekfûrları dize getirip, birçoklarının topraklarını mülkünüze dâhil ettiniz. Şimdi sıra Anadolu topraklarını ehil olmayanların elinden kurtarıp, ahâlisini huzûra kavuşturmaya gelmiştir. Müsâade buyurun da, adınıza hutbe okuyup, sizi sultan ilân edelim."

Temele ilk harcı o attı Osman Gâzi düşünüp, istişâre etti. Dursun Fakîh''e hak verdi. O gün Dursun Fakîh, Osman Gâzi adına hutbe okuyup Beyinin Sultanlığını ilân etti. Böylece büyük Osmanlı Devletinin kuruluşunda temele ilk harcı koydu. İlk bayram namazını da Eskişehir''de kıldırdı.

Dursun Fakîh, hocası Edebâlî''nin vefâtından sonra, onun dergâhında ders okuttu. Sorulan suâllere cevap verdi. Mühim devlet işlerinde onunla istişâre edildi.

Orhan Bey''in de müşâviri

Dursun Fakîh, Osman Bey''in oğlu Orhan Bey''in de en yakın müşâviri (danışmanı) olarak vazîfe yaptı. İznik, Orhan Gâzi tarafından alındıktan sonra Bilecik Kâdısı Çandarlı Kara Halil, İznik Kadılığına geçince, Dursun Fakîh de Bilecik Kadısı olarak vazîfelendirildi... O, her an devlet büyüklerine rehberlik etmiş, devletin devamlı ilerlemesinde, 600 yıllık Osmanlı Devletinin temellerinin sağlam olarak atılmasında büyük katkısı olmuştur.

Bilecik''te vefât etti Ömrünün sonuna kadar din ve devlet işlerinde büyük gayret gösteren Dursun Fakîh, 14. yüzyılın ilk yarısında Bilecik''te vefât etti. Kabri bugün Bilecik''te bulunan Şeyh Edebâlî Türbesi içindedir. (Ayrıca Söğüt''ün Küre köyü civârındaki bir tepe üzerinde ziyâret edilen "makam türbe" de mevcuttur.)

ÖNE ÇIKANLAR