Antalya'nın sadece Eto'o'nun sırtına bindirilmiş futbolu, Beşiktaş'ın modern futboluna dayanamazdı zaten...
Beşiktaş'ın Trabzon yenilgisinden sonra başlayan başarı dizisi, gıcır gıcır bir statta Eto'o'lu takım karşısında devam edecek mi etmeyecek mi? Bu sorunun yanına derbi sonucundan sonra yeni bir tanesi daha eklendi; acaba Kartal bu avantajı puan farkını yükselterek mi kullanacak? Maçı topluca değerlendirme altına alırsak; Antalyaspor'un sadece Eto'o'nun sırtına bindirilmiş futbolu, biraz tanıdık Diego'yla desteklenebildiği için ligin lideri Beşiktaş, çok rahat bir oyun sergiledi.
Her kazanılan topun, başta Atiba olmak üzere Beck ve İsmail'in de katılımıyla ortadaki ve öndeki bütün Beşiktaşlılarca kullanılarak oyun organize edilmesi, göze çarpan önemli çağdaş özellik idi. Aynı çağdaş özellik, savunmaya toparlanmada da sergilenince, Eto'o'nun omuzlarında kalmış Antalyaspor'un bu cılızlığı da Beşiktaş'a yardımcılık edecekti. Bir önemli olguya daha dikkat çekmekte yarar görüyorum. O da, Gökhan Töre evde kaldığı için Beşiktaş biraz Quaresma dışında evelemeden gevelemeden Antalyaspor'un bütün savunma düşünce ve dirençlerini kolayca kırdı. Sosa'nın İstanbul'da kalışı, Olcay'ın on birde yer alışı ise neredeyse orta alan savunmasını da garantileyen bir faktördü. Gomez'in bu defa hareketliliği Beşiktaş'ın onun bölgesine taşıdığı toplarda daha kolay kullanım ve değerlendirme şansı getirdi
Şimdi Şenol Hoca'nın düne kadarki teknik direktörlük icraatları ister misiniz bir de transfer milyoneri Fenerbahçe'yle, üç kupalı Galatasaray'ın da canını sıksın...
Şimdi Beşiktaş tarafının kafasında, sezon sonu şenlik sahnesi var. İdeal tertip, ideal kadro, on birin klasikleşmesi, onun yanı sıra ek olarak kullananların katılımıyla kadrodaki oyuncu sayısının on beşi aşmaması bence Beşiktaş'ın giderek zenginleşen takım oyununun en çarpıcı ve en ciddi sebebidir...
MAÇIN ADAMI
Takımın direği Atiba
KIRILMA ANI
Beşiktaş'ın ikinci golü

