Kaydet
a- | +A

Bu kadro yapısıyla, hele ki geriye düştükten sonra Beşiktaş maçı nasıl kurtaracak dedik, sahada hiç görünmeyen Gomez çıktı sahneye...

Beşiktaş, Şenol Hoca'ya göre böylesi bir deplasmanda dahi sanki içeride oynar gibi ideal kadroyla dizilmişti sahaya. Ama bence bu, bu maçın ideal kadrosu pek olamazdı. Neden mi? Sakın ola ki kimse korkudan sanmasın bu eleştirimi. Bir deplasman oyununda hele ki Avrupa maçında ve rakip grup lideriyse Atiba'yı yalnız bırakamazsınız. Buna rağmen sanki iki takım da "bakalım o ne yapacak" anlayışından bir 45 dakika kopamadılar. Pozisyonsuz yaşadık desek yalan söylemiş olmayız. 

İkinci yarı beklentim oydu ki Şenol Hoca Sosa'yı -ki burada en önemli adaydır- onu oyundan alıp yarısı bitmiş maçın diğer yarısını garantiye alacaktı. Ama hayır! Lokomotiv bu Beşiktaş zaafını iyi görüp, iyi değerlendirip ilk yarıda olmadığı kadar orta alan ve ortadan adam çözerek Beşiktaş'ın üstüne taşındı ve o arada da golü atmaz mı? Bu golden 5 dakika sonra soğuk Şenol Hoca'nın kafasını sallamış olacak ki, Sosa-Necip değişikliğini yaşadık. İşte bu değişiklikle 'Beşiktaş artık gol yemeyecekti ama maçı nasıl kurtaracaktı' bulmacası düştü önümüze. Futbol garip oyun. Beşiktaş'ın en etkisiz hatta kendini marke eden kendi oyuncusu Gomez, bulduğu ilk topu gol yaptı. Bir de hakem Lotomotiv'in takım kaptanını soyunma odasına yollamaz mı? Yan gel yat derler buna! Maçı o dakikadan sonra cebe indirmek artık iyice kapanan rakip karşısında kolay olmayacaktı tabii ki. Acaba rakip eksildikten sonra Gökhan Töre oyunda olmalı mıydı o da iyiden iyiye irdelenmesi gereken bir Şenol Hoca meselesi oldu. 

Sonuçta Beşiktaş grup liderliği yarışındaki rakibiyle soyunma odasına 1'er puanla gitti. Avantaj mı? Eh öyle sayılmalı. Ama Beşiktaş'ın bu orta alan çıkmazına, mutlaka maça ve rakibe göre bir ferahlık bulması şartı, bence maçın bizim taraftaki yegane mesajı oldu. 

MAÇIN ADAMI

Atiba Hutchinson

KIRILMA ANI
Corluka'nın atılması

ÖNE ÇIKANLAR