Aziz Yıldırım muhteremleri son oynanan Fenerbahçe-Galatasaray kadın basketbol maçında küfür eden iki izleyiciyi karakola çektirtip haklarında işlem yaptırmış. Harika! Peki, aynı emniyet, belki de yarın savcı ve huzuruna çıkılacak sayın hakim, (bu arada hukuktan anlamam ha) "Bu hakem (Özgür Yankaya) burada bir daha maç yönetemez. Yönetirse de bu stattan çıkamaz" sözleri karşısında el pençe divan mı durur? Bu ülkenin vatandaşı kime güvenecek Allah aşkına? Sakın bana "TFF 60 gün verdi ya" diye savunmaya geçmeyin, çünkü o resmen ve sadece bir yasak savmaktır. Devamla; Galatasaray maçı için "okul tarafı" sadece belli bir kitleye açılacak... Ne demokrat ve çağdaş kulüp ama!
Göreceğiz Sayın Namoğlu!
Aziz Yıldırım muhteremlerinin Özgür Yankaya için Saracoğlu yasağı koymasından sonra MHK Başkanı sevgili ve değerli dostum Yusuf Namoğlu, "Her hakem, her stada girmeye devam edecektir" şeklinde bir tavır koydu. Göreceğiz bakalım. Acaba dünyanın hangi ülkesinde, en garibanından, en gayri medenisine kadar böyle bir yasak konmuştur? Sonrasında da yasaklanan hakem bir daha o stada girememiş midir? Benim de sorduğum soruya bakınız!
Neredeydin be Mehmet Ekici?
Trabzonsporlu Mehmet Ekici için bu sütunlarda daha ilk haftalarda methiyeler düzmüştüm. Acele ettin dediler bana... Şimdi bakıyorum da geç bile kalmışım. Ama bu Mehmet kardeş de bize çok geç katıldı. İşte, günümüz futbolundaki fizik kondisyon kapışması, saha daraltma, amansız pres gibi oynatmama önlemlerinin bir numaralı yok edici formülü olan şut ve duran top ustalığını sergiliyor bize Mehmet Ekici... Sağ olasın birader!
Müthiş şut ve müthiş ribaunt
Şimdi futbolla basketbolun geçen haftaki süper işlerine bakalım... Fenerbahçe, CSKA'yı Rusya'da nakavt ederken çok çarpıcı bir istatistiğin de sahibi oldu. Yok yok üçlük furyası değil... Fenerbahçe, basketbolun en önemli galibiyet sırlarının başında gelen ribauntlarda 39'a 27 gibi bir üstünlük sağladı. Devamı Final-Four ve hatta kupadır... Galatasaray'da da Sneijder, Erciyes'e öyle bir gol attı ki, aynı topa iki defa vurulur mu hiç? O vurdu işte...
Başkan Ahmet Şan'ın daveti
Konyaspor Başkanı değerli dostum Ahmet Şan'la tanışıklığımız yıllar öncesine dayanır. Bizim Saint Joseph'in bahçesinde arkadaşlarıyla birlikte yemek yemiş ve bir Anadolu kulübünün nasıl var olmaya devam edebileceği konusunda görüş alışverişinde bulunmuştuk. Değerli dostum Fenerbahçe maçından önce ekrandan bana, "Kemal ağabey, bu maça TFF Başkanını, Spor Bakanını ve MHK Başkanını davet ettim. Maçın başlamasına sadece iki saat kaldı hâlâ cevap alamadım" diye yakındı. Ben de kendisine daha çok beklersin dedim. Gerekçem mi? Korkudan gelemezler... Açık ve net!
G.Saray'ın büyük ayıbı!
Salı sabahı spor kanallarında turlayayım dedim. O da ne? Amerika'dan tedaviden dönen Carlos Arroyo da veda etmiş Galatasaray'a... Gerekçe de hak ettiği ücreti alamamak... Bu kulüp bu ülkede basketbolun babasıdır. Kelle Tuğrullar, Şengün Kaptanlar ve daha niceleri bu ülkeye basketbolu sevdirmişlerdir. Peki, bu Galatasaray takımının sponsoru yok mu? Var! Peki, bu sponsor çıkıp da, "Ben imzamın arkasındayım. Yılda şu kadar da ödüyorum" diye bizi neden aydınlatmıyor? Şayet imzanın arkasındaysa, o zaman Galatasaray yönetimine de şunu soruyorum, "Siz bu paraları gömüyor musunuz?" Nedir bu be? Ayıbın katmerlisi hem de... Sonra Ergin'e ceza verin. Hadi canım siz de!
Falcı Bilic
Bilic'in aynayla hesaplaşması gerekiyor. Nasıl mı? Önce Liverpool maçında tam kadro, sonra Eskişehir'de rotasyon... Sonra Liverpool maçında tam kadro, lig sonuncusu Balıkesir karşısında tam kadro... Hem de 120 dakikalık Liverpool rövanşından sonra... Maç da sadece 2-1 iken neden Demba Ba çıkar ki? Zaten normal süre olarak sadece 9 dakika kalmışken... Lig yemek, Avrupa tatlı ise uyuyor mu bunlar?
Bu seyirciyi yine bekleriz
Beşiktaş'ın Liverpool maçında 70 bine yakın taraftar vardı tribünlerde... Bakalım bu sayı o stattaki başka maçlarda ne kadar olacak? Şayet o seyirci maç seçmeyip, ligin başında puan kaybedilen maçlarda da tribünleri doldursaydı, şimdi liderlik koltuğunda acaba hangi takım kaç puanla farkla oturuyordu?

