Kaydet
a- | +A

Osmanlı vezirlerinden biri, fakir ve muhtaçlara devlet hazinesinden borç para veriyor. Borç alanlar ise, "Bunu ne zaman geriye ödeyeceğiz?" diye sorduklarında, "Padişahımız ölünce ödersiniz" diye cevap veriyordu... Duruma şahid olan ve bu veziri hep kıskanan bir adam, bir gün Padişaha:

"Efendimiz, sizin veziriniz devletinizin hazinesinden muhtaçlara borç para veriyor, vadesini de sizin ölümünüze bağlıyor. Demek ki niyeti kötü, sizin bir an önce ölmenizi istiyor, siz ölünce de paraları zimmetine geçirecek tabii ki..." diye gammazladı.

"Maksadın nedir söyle!" Bunun üzerine padişah, vezirini çağırıp söylenenlerin doğruluk derecesini ve adamın maksadının ne olduğunu anlamak için sordu... Vezir, sıradan bir insan değildi tabii. Padişahın huzurunda şu açıklamada bulundu:

-Padişahım, söylenen doğrudur. Ben hazineden muhtaçlara borç para veriyor, vadesini de sizin ölümünüze bağlıyorum. Ama

bunu; sizin ölmenizi değil, tersine daha çok yaşamanızı istediğim için yapıyorum... Bilirsiniz ki her borçluya borcunun vadesi kısa gelir, vade dolmasın diye bakar, bunun için dua eder. Bu demektir ki borçlarını siz ölünce verecek olanlar, borçlarının vadesi çabucak dolmasın diye sizin ölmemeniz için dua edeceklerdir. Allah indinde, borç altındaki müminlerin duası makbuldur. Benim de

maksadım ömrünüzün uzunluğu, sağlık ve afiyetinizdir...

Fitneciler hep vardır!.. Her devirde, fitneciler, hasetçiler sevilen insanları yıpratmaya çalışmışlardır. Sultan zaten vezirinden böyle bir kötülük beklememektedir. Ancak, fitnecilerin duyması ve susmaları için böyle bir açıklama yaptırmıştır...

ÖNE ÇIKANLAR