Kaydet
a- | +A

Büyük âlim Bostan Çelebi''nin İstanbul''a geldiği gece Sultan Birinci Ahmed Han da bir rüyâ görüyordu:

Padişahın rüyasında, Saray-ı hümâyûndaki husûsî köşkün etrâfında heybetli ve nûrânî zâtlar geziniyordu. Onların kimler olduğunu araştırınca, yakın adamlarından birisi gelerek; "Sultânım! Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretleri köşkünüzü teşrif ettiler. Peşindekiler, onun dervişleri ve talebeleridir" dedi. Bu haberi alan Sultan büyük bir sevinçle sarayın içine girdi ve orada Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerini gördü. İkrâm ve iltifât olmak üzere ona saltanat tahtına oturmasını teklif etti. O zaman Mevlânâ hazretleri; "Arş''ın gölgesi altında oturanlar, bu birkaç ağaç parçasından yapılmış tahta biner mi? Bu tac ve taht sizindir" buyurdu.

İran fitneyi körüklüyordu

O günlerde Osmanlı devletinde "Celali" isyanları yaşanıyordu. Bilhassa İran, bu iç fitneyi körüklüyordu. Sultan Ahmed Han, Mevlânâ hazretlerinin orada bulunuşunu fırsat bilip, isyan çıkaran Celâlîlerin hakkından gelebilmek için himmet ve hayır duâda bulunmalarını istedi. Mevlânâ hazretleri ona; "Sen eğer bizim çocuklarımıza karşı azgınlık ve taşkınlık edip onlara sıkıntı verenlere mâni olursan, biz de bunun mükâfâtı olarak mânevî yolla size karşı gelenlerin zararlarını ve çıkardıkları fitneleri def ederiz. Bostan''ımıza var, himmetine sarıl" diye tenbih eyledi.

Mevlânâ hazretleri oradan Ebû Eyyûb el-Ensârî hazretlerini ziyârete gitti. Sultan Ahmed de kendisini tâkib etmişti. Gördü ki, Ebû Eyyûb el-Ensârî hazretleri hayatta ve Mevlânâ hazretlerinin torunlarından biriyle sohbet etmektedir. Mevlânâ hazretleri de oraya varıp bu büyük sahâbîyle sohbetten sonra vedâ edip ayrılırken; "Benim Bostan''ım budur" diye işâret etti.

İsyanlar bastırıldı...

Sultan Ahmed tam bu esnâda uyandı. Derhal Eyüb Sultan''a ziyârete gitti. Orada Bostan Çelebi''yi görünce sevindi. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerinin tenbihi üzere saray-ı hümâyûna dâvet etti. O da bu dâveti kabûl etti. Sultan ona Mevlânâ hazretlerinin oturduğu yere oturmasını teklif ettiğinde; "Mübârek dedemin yerine oturmam edebe sığmaz" diyerek, Sultanın akşamki rüyâsına işâret etti. Böylece Ahmed Han, Mevlânâ hazretlerinin; "Bostan''ımıza yapış" sözündeki inceliği ve Bostan Çelebi''nin de hâlinin yüksekliğini ve velî olduğunu anladı. Kendisine pekçok hürmet ve saygı gösterdi...

Aradan çok zaman geçmemişti ki Ahmed Hanın Anadolu''da Celâlîler üzerine gönderdiği ordunun zafer haberleri geldi ve kısa sürede âsîlerin tamamı temizlendi.