Kaydet
a- | +A

Fenerbahçe'nin rakibin kadrosu derinliğine irdelendiğinde ligde karşılaşacağı en kolay rakip Gençlerbirliği'ydi. Hatta Balıkesirspor'dan bile... Bu cümlenin arkasından tabelaya baktığınızda, Fenerbahçe'nin ancak iki penaltı golüyle kazandığı gibi bir kandırmacaya rastlarsınız.

İsmini dün akşam duyup da, bir daha hatırlayamayacağımız oyunculardan kurulu Gençlerbirliği, kenarda da Cavcav kumandalı bir hocası olduğundan yazımın girişindeki etiketi hak ediyor.

Fenerbahçe'nin penaltılara sığındığı gibi gözüken galibiyetinde futbol adına sarı-lacivertli takıma övgüler dizmemiz de pek mümkün değil.

Meireles, Emre ve Alper'den kurulu orta alan, orta sahası sadece faul yapabilen bir rakibe karşı daha etkili, daha arkalara sızmacı olmalıydı. Hatta daha da şutör. Ama 1-2 Meireles şutu dışında bunlara rastlayamadık.

Ön tarafta Kuyt, Sow ve Webo üçlüsünün sık sık yer değiştirerek, rakibin savunma yerleşimini bozma eylemleri sağlıklı pas eksikliği yüzünden pek işe yaramadı. Emre'nin sakatlığının oyunun başlarında nüksedişi, tabii ki önemli bir dezavantajı meydana getirdi. Emenike'nin Galatasaray maçından yediği kesik bitime az bir süre kala affa uğrayıp, Fenerbahçe'nin ikinci penaltıyla üç puana ulaşmasına çanak tuttu. 

Caner'in dördüncü kart korkusuyla kulübede oturtuluşu, Fenerbahçe'nin tek kanatlı uçak gibi ancak kanatlanışındaki ciddi bir yanlışlıktı. Siz bu maçı önce kazanacaksınız ki, Beşiktaş maçına bir soluğunuz olsun.

Tabii ki sadece rakibi kendi bölgesinde karşılayabilen en önemli gol umudu olan Stancu'nun futbol tarihinde ender rastlanabilecek bir biçimde kendi kalesine doğru aşırtma verdiği pas birinci penaltının temelini oluştururken, bizim ligin hangi kalitede olduğunun da ne yazık ki kanıtıydı.

MAÇIN ADAMI

Alper Potuk


KIRILMA ANI
Emenike'nin oyuna girişi

ÖNE ÇIKANLAR