'Herkes şunu bilsin ki F.Bahçe'nin kupada hiç bir iddiası yoktur...' Dün akşamki maç benim yazıya bu cümle ile girmemi gerektiriyordu. Aziz Yıldırım bundan epeyce bir süre önce yanlış hatırlamıyorsam Samandıra'da basına bu açıklamayı yapmıştı. Yani kendi sesi ve kendi görüntüsüyle. Ama gördük ki F.Bahçeli futbolcular ne Aziz Bey'in bu düşük cümlesine, ne de hocalarının kupa oyunlarındaki takım tıraşlama icraatlarına hiç de itibar etmemişler. Alabildiğince alan daraltarak Bursaspor'un kolay adam geçen ayaklarına setler kurarak rövanş maçına ciddi bir avantaj taşıdılar.
Şenol Güneş'in Bursaspor'u için, fazla adamla geride birikmiş bir takımın üzerine gitmek maçı kazanmayı zorlaştırmak demekti. Yeşil-beyazlı takımın en büyük özelliği dikine uzun, enine geniş alanlar bularak süratle rakibin üzerine tehlike taşımaktı. Ama Bursaspor karşısında ağırlıklı olarak çabuk geriye katlanan, özellikle de Topal ve Selçuk ile savunmasını garantiye alan bir F.Bahçe buldu.
F.Bahçe'nin iki ayaklı bu kupa oyununda aldığı sonucun sakın ola ki final garantisi taşıdığı sanılmasın. Çünkü Kadıköy'de oynanacak rövanş sanırım Bursaspor'un oyuncu yapısına daha uygun bir maçı bize seyrettirebilir. F.Bahçe Aziz Bey'in sözlerine rağmen öylesine kupaya asıldı ki, lig şampiyonluğuna giderken bu oyuna Caner'i de, Sow'u da, Bekir'i de sürecek kadar iddialı olduğunu sergilemiştir. Hani şu aforoz edilen Diego'nun top tutan, adam geçen özellikleriyle Emenike ile diyaloğa girmekten (bu kadro için söylüyoruz) başka bir şansının olmadığı bir kere daha görüldü.
Bursaspor'da ise tek tek kalite taşıyan takımın yapısına uygun fazla adamla rakip üstüne gitmenin yanlışlığı bir kere daha futbolcular tarafından imzalandı.
MAÇIN ADAMI
Emenike
KIRILMA ANI
Alves'in
frikik golü

