Fenerbahçe'nin dün Mersin'de sahaya sürdüğü on birde dikkat çekici olan hem Meireles'in hem Diego'nun orta alanda yer alışlarıyla, Caner'in de sol öne taşınmasıydı. Zaten takıma önde sürat getirme gücü olan Emenike sakat, Alper de cezalıydı.
Hani Caner'le belki öne daha hızlı çıkılabilir umudu vardı. Mersin takımı ise bir hafta önce kaleci Muslera'ya teslim olan, yani ciddi işler yapan on biriyle sahadaydı. Bu tertipler Fenerbahçe'ye çok net pozisyon sunmanın ötesinde sadece Mersin'e özellikle Nakoulma tarafından yıpratıcı ataklar kurma şansı verdi.
Bu arada müsabakada yürekleri hoplatan üç hareketin sahibi Welliton da takımının oyun tezgâhında en acemi görünen taraftı. İki topu direkten döndü bir de topu Volkan'a nişanlamıştı hepsi o.
İsmail Kartal Hoca ilk devredeki 0-0'ın ardından bazı oynamalar yaptı takımda. Ama sanki bunlar biraz geç oldu gibi. 63'üncü dakikada maçın başındaki şaşırtıcı tercihlerden Meireles ile Hasan Ali çıkıp Emre ile Webo geldi. Bu değişiklikler sadece Webo'nun yüksek toplardaki şansı ve hakimiyetine dayalı hücum aksiyonları geliştirdi ama Mersin'in savunması iyi yer alınca skor tabelası uzun bir süre yerinde kaldı. Tabii maçın en çok konuşulacak ya da tartışılacak durumlarından biri de kaleci Muammer'in kırmızı kart görüşü idi. Burada hatalar zinciri Vederson'un ukalalığı ile başladı ve de Muammer'in bariz gol şansına dönük hamlesiyle son buldu. Acaba Cüneyt Hoca aynı fotoğrafı Fenerbahçe tarafında çekmiş olsaydı Volkan'ı oyundan atar mıydı? Hele hele şu ilk Galatasaray-Fenerbahçe maçında taçtan gol uyduran Tarık Ongun'un yeni bir Fenerbahçe maçında görev alması da çok merak ediyorum, Cüneyt Hoca'nın tercihi midir yoksa MHK'nin mi?
10 kişi kalan Mersin tabii ki tamamen topun arkasına geçip Fenerbahçe'nin de doldur-boşalta sığınmasıyla yapabileceği her şeyi yaptı. Bu arada Diego'nun oyundan alınıp Selçuk'un sokuluşu acaba bundan önce olduğu gibi yenilmemek adına bir önlem miydi yoksa doldur-boşaltın bir Selçuk kafasıyla skor tabelasına yazılma çabası mıydı?
Bitime sadece uzatmalarla 5 dakika kaldığı bir süreçte Nakoulma'nın ceza sahasına hareketlenişi Mehmet Topal tarafından önlenirken, Cüneyt Hoca'ya sorarım aynı pozisyon bir Fenerbahçeliye olsaydı hangi düdüğü çalardı?
Sonuçta oyuna giren Güven'in bir ukalalığıyla kaptırdığı top Emre'nin sol ayağına kadar gelip oradan da çok sert bir şutla Mersin filelerine takıldı. Bu bir piyango, büyük ikramiyeydi. Hep söyledim, hep yazdım şampiyonluktaki en büyük adayım hâlâ Fenerbahçe...
MAÇIN ADAMI
Cüneyt
Çakır...
KIRILMA ANI
Emre'nin
golü

