Kaydet
a- | +A

Fenerbahçe'nin Rize'den ayrılıp Trabzon havalimanı yoluna çıkan otobüsüne yapılan menfur saldırının şüphelileri, ben bu satırları yazarken sorgudaydı. Hatta ek süre de alınmıştır. Yani ne fail belliydi, dolayısıyla ne de sebep... Bir örgüt işi mi, yoksa kafayı sıyırmış birinin işi mi? Ama sonuç olarak sadece şoför arkadaşın yaralanması ile kurtulduk. Kurtulduk diyorum, çünkü felaket senaryoları inanılmazdı. Bu olaydan sonra ben Fenerbahçe'nin her fırsatta konuşan futbol ağızlarından bir profesyonellik konuşması bekledim. Olmadı. Kimler mi konuştu? Malum kişiler... Neyse, sonucu bekleyelim ve sonra net yorum yapalım. Ama umarım, bu bir seçim karıştırıcı örgüt işi olmaz... Keşke maçlar da ertelenmeseydi. Şayet ardından bir örgüt çıkarsa, ne de güzel emellerinin bir kısmına nail olmuş olacaktır. Kimseden korkmadığımızı maçlara devam ederek haykırabilirdik. Olmadı. TFF, sanırım, yine teslim oldu...

Böyle MHK görüşü olamaz!

Merkez Hakem Komitesi Başkanı değerli dostum, arkadaşım Yusuf Namoğlu, Barış Şimşek'e, Trabzonlu olduğu gerekçesiyle Fenerbahçe maçı vermediklerini açıkladı. Olmaz böyle şey Yusuf kardeş! Fırat Aydınus, Cüneyt Çakır da İstanbullu. Onlara neden her yerde Trabzonspor maçı veriyorsunuz o zaman? Hele ki FIFA, göğsünde kokartını taşıyan bir hakemine bu sebepten dolayı bir takımın maçının verilmediğini öğrenirse, vay halinize... Benden söylemesi...

Benden de sorular var...

Fenerbahçe yönetiminden iki avukat ve genel sekreter malum menfur olayla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Aziz Bey ve Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Bey de dinleyici koltuklarındaydı. Güzel! Güzel de biraz fazla ileri gittiniz derim. O zaman benim de şu sorularıma cevap verin, şayet yüreğiniz yeterse tabii ki... 1) Kendi takımınızın olduğu kadar, Milli Takım'ın da kalecisi Rüştü, Dereağzı Tesisleri'nde, Pendik maçı sonrası, tekme tokat dövüldüğünde ne yaptınız? Dövenlerin şu andaki ödüllerini(!) açıklayabilir misiniz? 2) Arena'da oynanan milli maç sonrası, firari kaleci Volkan'ın stat çıkışı anında tartaklanan, dövülen basın mensupları için bünyenizde ne gibi cezai yöntemler uyguladınız? Yoksa bu failleri ödüllendirdiniz mi? 3) Siz konuşmacı hukukçulara göre, kombinesine peşin para sayıp, Passolig'den de bilet yüklemesine rağmen altı aydır stadınıza alınmayarak yasal hakları çiğnenenler için hangi madde işletilmelidir? Bekliyorum...

Pes Mustafa Denizli!

Denizli Hocam, Maraton'da, Salih Dursun'un Ali Çamdal'a mahalle kafasını çakışına sarı bile çıkartılamayacağı söyledi. Üstelik bu pozisyona kart isteyenin  futboldan anlamadığını öne sürdü. Pes doğrusu! Topa bakan Ali, topu tam görmeden Ali'nin suratına çakan Salih... Kırmızı ötesi bile olmalı... Yani karttan sonra da ağır bir ceza,,, Kim bilir belki de talimat var... Dörtlere fazla bulaşmayın diye... 

Turgay Demirel uyuyor mu?

Tony Curtis ile Sidney Potier'in oynadıkları müthiş filmin adı "Kader Bağlayınca" idi... Defalarca izledim. Ama Avrupa basketbolunun bugüne düşen bombasına kaderden öte başka bir isim bulmak gerekecek. Düşünebiliyor musunuz; Fenerbahçe-Efes saat 20.00'de, Malaga-Laboral 21. 45'de oynayacak. Yani İstanbul'daki maç bittikten sonra Malaga'daki maç başlayacak. Ve FIBA Başkanı Turgay Demirel uyumakta... Bu iki maçta kaderleri çakışan iki takımdan biri bizim Efes, diğeri Laboral... Ya Laboral, ya da Efes çıkacak son sekizlere... Her iki ikisinin de kaybı halinde Efes çıkacak... Umarım ve beklerim ki, Turgay Demirel bu yazıyı okur ve son dakika hamlesi ile iki maçın da aynı saatte oynanmasını sağlar.


Tabii Efes'in de acilen maçların aynı saatte oynanması konusunda bir girişimi olması gerekir. 

YIRTIK

Bu konunun başlığı kapital (büyük harf) oldu. Çünkü önemlidir hem de çok önemli... Maçları yürüyerek, hatta sevinçten tribünlere tırmanarak tamamlayan bazı futbolcuların, iki gün sonra adalelerinde yırtıklar çıkıyor. İki-üç hafta oynayamıyorlar. Acaba derim bu yırtıklar gece mesailerinden mi kaynaklanıyor? Demba Ba da, Fernandes'le sabaha karşı gece kulübünden çıkarken görüntüleniyorsa... Ama bu mesele idman sahası zeminlerinin bozukluğundan, idman metotlarının yanlışlarından, hatta hatta doktorların hatalarından kaynaklanıyor diye yangın var... Sizce?

Galatasaray da mı?

Galatasaray'ın biraz gürültülü geçen genel kurulunda Nihat Doğan'ın ihracı gerçekleşmiş. O da Aydemir Akbaş'ın da ihracı gerektiğini öne sürmüş. Neyse... Ama önemli bir yere geleceğim. Galatasaray'a üye olmak benim bildiğim kadarıyla deveye hendek atlatmaktan da zordu. Bakıyorum da şimdilerde Fenerbahçe ve Beşiktaş'la kolaylık yarışına girilmiş... Eeee nerede kaldı Mektebi Sultani ruhu?

ÖNE ÇIKANLAR