Çarpışmalar bütün şiddetiyle sürerken, 10. Bölük Kumandanı Üsteğmen Şevket, erlerine fazla kayıp verdirmemek için açık araziden geçireceği bölüğüne şu emri verdi: "Arkadaşlar, ben şimdi karşıya sıçrayacağım. Bu yolu salimen geçersem, oradan size nasıl hareket edeceğinizi bildireceğim. Eğer ki geçerken vurulursam, cesedimi kendinize siper yaparak hücuma devam edin. Orhaniye''yi alın ve beni o tabya içine gömün." Bunları dedikten sonra emir eri ve borazancı askeri de alarak açık araziden hücuma geçti. Ama ne geçiş... Çok hafif bir yara ile belirlediği yere ulaşmıştı. Bölüğüne de verdiği işaretlerle, onları da kayıpsız olarak yanına ulaştırdı. Onuncu bölük oradan, düşman siperleri üzerine "Allah Allah" nidalarıyla öyle bir hücuma geçti ki, düşman askerleri kaçmaktan başka çare bulamadılar.
Yarası gayet ağırdı!
Tam bu sırada, sahilde çarpışmayı gören düşman gemisinin çanaklığındaki mitralyözden onuncu bölük üzerine mermi yağmaya başladı. Üsteğmen Şevket belinden ağır bir yara aldı. Bu ikinci yarasıydı. Ayakta duramadı ve yere düştü. Bu sırada hava kararmış, akşam olmuştu. Sıhhiye ekibi karanlıktan faydalanarak tabyaya ulaştı ve Üsteğmeni geriye taşıdılar. Yarası gayet ağırdı. Bu yüzden İstanbul''a, askeri hastaneye sevkedildi. Hastanede yatarken rütbesi Yüzbaşılığa yükseltildi. Birkaç ay hastanede yattıktan sonra iyileşerek taburcu oldu ve bölüğünün başında bu sefer Sina Cephesine gönderildi...
Tepeyi ele geçirdi, ancak... Burada görevlendirildiği yerde İngilizler, Gazze''de önemli bir tepeyi almışlardı. Yüzbaşı Şevket bu tepeyi almakla görevlendirildi. Düşmanın ummadığı bir anda bölüğünü şimşek hızıyla ileri sevkederek, oradaki tel örgülerin üzerinden aşırıp tepeyi ele geçirdi. Ancak, tepeye Türk bayrağını astıkları sırada bir şarapnel parçası Yüzbaşının vücuduna saplandı. Bir kolu da kopmuştu. Benzi kül gibi sararmıştı. Sedye ile geriye taşınırken yanında gitmekte olan emir erine mecalsiz şekilde sordu:
"Artık gözüm açık gitmez..."
"Ne haber Eyüp?" Konyalı emir eri cevap verdi: "Düşman çekildi. Tepe elimizde kumandanım..." Yaralarının verdiği acıyla kıvranan Yüzbaşı Şevket, hafifçe gülümseyerek: "Allah''ım sana şükürler olsun... Eyüp hakkını helal et. Artık gözüm açık gitmez..."
Hastaneye sevkedilen Yüzbaşı Şevket''in kahramanlığı İstanbul''a, Harbiye Nezaretine bildirildi. Kendisine bir takdirname ile Binbaşılığa terfisi gönderildi. Fakat o, bunları öğrenemeden bir gün önce askeri hastanede şehid oldu...

