Kaydet
a- | +A

Sultan II. Mahmud devrinde hakimiyetlerine son verilen Anadolu''nun meşhur Türkmen beyliklerinden biri de Yozgat''taki "Çapanoğulları"ydı. Bunlardan Çapanoğlu Ahmed Paşa Yozgat''ı yeni baştan îmâr etti. Bu zat 1762-1813 arasında 51 yıl vâlilik yaptı. Bir ara Çorum, Kayseri, Ankara, Amasya, Çankırı, Niğde, Tarsus bu âilenin idâresine verildi.

Büyük hizmetleri oldu Sultan İkinci Mahmûd Han zamânında idârî değişiklikler olunca, Üçüncü Çapanoğlu Süleymân Beyin büyük oğlu Celâleddîn Paşa vezir (mareşal) olarak devlet hizmetinde çalıştı. Diyarbakır, Halep, Maraş, Erzurum, Adana ve Kayseri Vâliliği yaptı ve 1846''da vefât etti. Çapan "Çapar" veya "Cebbaroğulları"ndan Ahmed Paşa ve oğulları Hacı Mustafa ile Süleymân Bey; Ömer Ağa ve Müderris Abdülcebbar ve Abdülfettah Efendiler bu âileden olup, devlete büyük hizmetleri oldu. Bunlardan Çapanoğlu Süleyman Bey, diğer beylere nazaran daha merhametli ve zayıfları koruyan biriydi...

Konak önünde bir merkep! Bir gün, zayıflıktan âdeta iskeleti çıkmış bir eşek, Çapanoğlu konağının önünde mecalsiz bir halde dolaşırken, açlıktan konak kapısının ipini kemirmeğe başlar. İp sallanınca ucundaki çıngırak da çalar. Kapıda biri var zannederek kapıyı açan uşaklar, eşeğin bu haline acır ve "bunda bir iş var" diyerek Çapanoğlu''na haber verirler. Hayvancağızı gören Süleyman Bey, hemen eşeğin sahibini buldurur ve adamı orada bulunanların içinde azarlar:

"Bu hayvana iyi bakacaksın!" -Sen hiç Allahtan korkmaz kuldan utanmaz mısın? Bu hayvana günde beş okka arpa yedirip tımarını yapacaksın ve her hafta bana getirip göstereceksin, der. Bu esaslı bakım sonunda hayvan kısa bir süre içinde çok semirir ve avazı çıktığı kadar anırır. Eşek anırdıkça sahibi de mahzun mahzun şöyle der: -Tabii böyle anırırsın, çünkü arkanda Çapanoğlu gibi bir bey var...

ÖNE ÇIKANLAR