Maç öncesinden başlayalım. 21 Nisan 2001 gecesi Kadıköy'de Fenerbahçe'nin Gaziantep karşısında 3-0 geriye düştüğü maçı 4-3 kazandığında olduğu gibi, dün de Gaziantep sokakları yine bir İstanbul takımının istilası altındaydı.
Sarı-kırmızılı bayrak ve flamalar şampiyonluk kutluyordu.
Derken maç yaklaşırken Kamil Ocak Stadında olaylar patlak verdi. Sahte bilet basan bir çete vardı olayların başrolünde... Polis, kapıları kırarak ya da sahte biletlerle stada girenleri dışarı çıkarmak için biber gazı kullanınca ortam gerildi.
***
Saha içindeki G.Saraylı futbolcular öyle bir meditasyonun içine düşmüştü ki, taraftarın desteği de onları uyandıramadı.
Hatta Kadıköy'deki Kayseri golünü bile "tınmadılar."
Sernas kaleyi yokladı, ı-ıh. G.Saray maçta değil.
Sernas bir daha... Hayır, yine hayat alameti yok.
Rostand çıktı sahneye; maçtaki tek olumlu hareketini yaptı; ceza sahası çizgisinden Muslera'nın kalesine bir füze gönderdi, top direkleri salladı, sarı-kırmızılı futbolcular uyarıyı da "sallamadı."
İlk yarı uyur gezer futboluyla bitti.
***
Sneijder'in yokluğunda forma bulan Yekta, ikinci yarıya çıkamadı. Çünkü Yekta- Melo - Selçuk orta sahasında G.Saray'ın sol tarafı aksıyordu. G.Saray'ın teknik heyetinde söz kimdeyse o irade Emre Çolak'ı sola monte etti.
61. dakikada soldan gelen ortada Binya'nın ayağı kaydı, Burak bomboş durumda Karcemarskas'ı avladı.
***
G.Saray ayağa kalkmıştı ama Kadıköy de ayaklanmıştı aynı anlarda...
Hayır, bu futbolla bu hafta şampiyonluk olmazdı.
Olmadı.
Ama G.Saray bu saatten sonra içeride ve dışarıda bu işi bırakmaz: )

