Erzurum''dan çıkıp on, oniki kilometre kuzeybatıya doğru ilerlediniz mi Köse Mehmet Geçidi''yle karşılaşırsınız.
Çok keskin, çok sert iki yamacın meydana getirdiği bu geçit yaz bahar aylarında burcu burcu kekik kokar, kışın ak kürklere bürünür, sırlı, düşünceli, kendini ele vermeyen bir âlemdir... Köse Mehmet Geçidinin bir yüzü de Çoban Dede Dağı''dır. O dağda da çiğdemler çabuk açar, kekikler burcu burcu kokar, rüzgârlar ılgıt ılgıt eser... İşte bu dağda küçük bir mezar vardır. Başucunda birkaç çam ağacının nöbet tuttuğu bu mezar, koca dağa adını vermiş olan Çoban Dede''nindir. Bugün bundan bahsedeceğiz sizlere...
Ciğeri göz göz dağlandı... Sürüsünü almış, otlata otlata dağa doğru çıkıyordu Çoban Dede... Garip adamdı, aşık adamdı... Yıldızların uzaklığına tasaları, düşünceleri vardı. İnsanoğlunun nereden gelip nereye gittiğini pek merak ederdi. O böyle düşüne düşüne, kendi kendisiyle söyleşe halleşe hayli yol almış, hayli de yorulmuştu... Baktı ki susuzdur, gözünün önüne kara topraktan fışkırmış kol kol billur sular geldi. Fakat o yana baktı, bu yana baktı su bulamadı. Etrafta ne bir pınar, ne bir patlak vardı. Yürümeye, koyunları da kendisiyle birlikte gelmeye devam ediyor, fakat aradığı suyu bulamıyordu... Çoban''ın susuzluğu gittikçe arttı. Ciğeri göz göz dağlandı. Baktı ki, susuz olan yalnız kendi değildir... Oğlaklar, kuzular dilleri dışarıda meleşiyor. Koyunların başları önlerine düşmüş. Koçlar huysuz ve öfkeli... Çoban Dede, o çalının dibinden ötekine koşuyor, fakat nafile!..
"Bu can bana lâzım değil!"
Sonunda yorgun ve takatsiz düştü... Başını secdeye koydu: "Rabbim" dedi, "Güzel Rabbim! Sürüm de ben de susuzluktan öleceğiz... Bugüne kadar dualarımı geri çevirmedin... Ben susuzluktan öleyim, yeter ki bu hayvancıklar kurtulsun!"
O anda, birden dudaklarına serin ve leziz bir su değdi... Secdeden başını kaldırdı ve hayretle gördü ki, yerden bir pınar patlamış, gürül gürül kaynıyor... Şimdi Çoban daha çok ağlıyordu. Çünkü duası kabul olmuştu... Bu sevinçle, az evvelki vaadini unutacak değildi:
"Artık ölebilirim güzel Allah''ım, dedi. Artık ölebilirim. Değil mi ki sürüm susuzluktan kurtulacak, artık bu can bana lâzım değil!"
Çoban Dede oracıkta ruhunu teslim etti...
İşte, Çoban Dede Dağı''nda, bu su hep akıp gider... Sürüler inince de kesilir.

