Kaydet
a- | +A

Türkiye, arka arkaya "destanlar yazan" altın çocuklarının o en büyük zaferiyle "tavana vurmuştu." Uzakdoğu''daki on bir aslan parçası, Dünya Kupası''nın altını üstüne getiriyor, Kostarika, Çin ve Japonya''yı geçtikten sonra, bu kez Senegal''i devirerek yarı finale çıkıyordu. İnsanlar kırmızı-beyaz formalarla işine gidiyor, resmi daireler maç saatinde tatil ediliyor, Türkiye''de topyekün bir futbol faşingi yaşanıyordu. H İstanbul''daki üniversite hastanelerinden birinde yatan esmer tenli hastanın odasının kapısı açıldı. Gelen, nöbetçi bayan doktordu. Siyahi hastanın gözündeki yaşları görünce takıldı: - Üzülme Senegalli, Türkiye''nin elinden kim kurtuldu ki sizinkiler kurtulsun!

Hastanın şaşkın bakışlarını görünce, Türkçe bilmediğine hükmedip daha bir dalgasını geçmeye başladı bayan doktor: - Canım, bir dahaki maçta da siz yenersiniz belki... Nasılsa iki günde bir maç yapıyoruz sizinle... Hem golü uzatmada yediniz, sayılmaz! Doktor, serumun ayarıyla oynarken hastanın bakışlarının sertleştiğini gördü: - Pardon Tanzanya mıydı yoksa? Hastanın dosyasını ayak ucundaki yerine koyarken yüzüne baktı. O sırada esmer hastanın gözünden süzülen yaşlar daha da sıklaşmıştı.

Gerisini, dostum olan bu hasta bana şöyle anlattı: - Ucuz milliyetçilik gösterilerini sevmem ama bu konuşma öylesine kanıma dokunmuştu ki, yanı başımdaki komodinin çekmecesinden ay-yıldızlı bayrağımı çıkardım. "Ben Türküm doktor!" diyebildim. Yıllarca Türk futbolunu en üst düzeyde yönettiğimi anlatamadım hıçkırıktan...

ÖNE ÇIKANLAR