Kaydet
a- | +A

Hatırlayacağınız gibi Kasımpaşalı Donk, rakip kalecinin, bir oyuncunun sakatlandığı ihtimali üzerine taca atmaya çalıştığı topu alıp vurdu ve gol yaptı. Tabii ortalık yangın yeri gibi oldu. Oysa bu İngiltere'de alkışlanırdı. Sonrasında Hasan Kabze, Şota'nın da vizesi ile beraberliği sağladı. Vay be centilmenlik! Vay be bu ne ayıp! Bu iki fikir üst üste bindirilerek yazıldı, söylendi. Bizim federasyonun artık İngiltere'deki talimatı önümüzdeki sezon uygulatması gerekiyor. Hakem çalmadan, top da oyun alanında ise isteyen istediği gibi oynar talimatını... 

Sakın ha Bilic!

Beşiktaş bu akşam önemli bir Avrupa Kupası maçına çıkacak. Umutluyuz ülkece... Ancak son lig maçında bir oluşum dikkatimi çekti. Beşiktaş sahaya hem Demba Ba, hem de Mustafa Pektemek'le çıktı. Yani çift santrfor... Taaa 80. dakikaya kadar da bu oluşumla oynadı. Maçı da 5-1 gibi farkla kazandı. Korkum şu ki; Acaba Brugge maçının da ön blok formülü bu mu? Umarım, tabii ki bana göre Bilic, böyle bir zarı bu maçta da atmaya kalkışmaz. Hele hele sadece 1-0 bile yeterli iken... Çünkü rakip bu defa Avrupalı... Çabuk, fizik olarak da etkili...

Hamza Hoca'nın özrü!

Kıyamet koptu neredeyse; Hamza Hamzaoğlu maç sonrası Yasin-Dzemaili değişikliği yüzünden özür diledi diye... Futbolumuzun o kadar ihtiyacı var ki çok açık sözlü olan teknik adamlara... Ben Özkan Sümer'i hatırlarım bir tek bu tarzı olan hoca olarak... Şimdi de Hamza Hoca çıktı. Vay efendim özür dilemek de ne demek? Yahu beyler; Hamza Hoca hangi takımın teknik direktörü? Kimse alınmasın; aynı demeci Akhisar'da iken verse acaba tek satır yazar, tek kelime konuşur muydunuz? Ne yani sizlerin alıştığı gibi hakemi ve rakibin herhangi bir futbolcusunu mu sebep gösterseydi? Haa yaptığı değişiklik yanlış mıydı? Sabaha kadar evet. 

Voleybol ve basketboldaki gurur kaynaklarımız!

VakıfBank ve Eczacıbaşı Kadın Voleybol Takımlarımız Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası Final Four'unda buluştular. Ülke sporu adına gurur verici yeni bir tablo daha... O günden beri bekliyorum ki, bir büyük üst rütbeli bu takımlarımızı bir araya getirip kutlasa ve destek verse... Nerdeeee... Voleybolun topu hafiftir, futbol olacak ki... Neyse beklentim o ki bunlardan biri o kupayı kaldıracaktır. Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı da ezeli rakibini eleyip aynı formüllü dörtlü finale kaldı. Keşke Angel takımda olsaydı da, şu Ekaterinburg'u Galatasaray'dan sonra bir de Fenerbahçe devirseydi. Özetle salonda büyük işler peşindeyiz. Bence Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı da Final Four yolcusudur. Futbol mu? Ufukta Hollanda belası var. Aman aman...  

Demirel gitti de...
Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel ay sonunda görevi bırakacağını açıkladı. FIBA'daki başkanlık görevi ile bizdekini birlikte götüremeyeceğini anladı sanırım. Ya da bizden sıkıldı, daraldı, haklı-haksız eleştirilere hedef olacağıma medeniyet içinde çalışırım dedi... Peki, yerine kim gelecek? Şimdilik Harun kardeşimiz vekâlet edecek seçime kadar... Kulisler ise Harun'un başkanlığının garanti olduğunu söylüyorlar. Kim gelecekse, şimdiden hayırlı olsun! Ama benim meselem, bizim Milli Takım'ın Ergin Hoca'ya rağmen ilk etapta oynayacağı maçlarda hangi oyuncularla ne sonuçlar alacağıdır... Bakıyorum da, sayın yeni başkan, hiç öyle bir Harun, İbrahim, Ufuk, Orhun falan yok henüz. Peki, onca yabancı ile sizce çıkar mı? 

Ağır sahalar limanı
Fenerbahçe, Ankara'da Gençler'e kaybettikten sonra İsmail Kartal kötü oyun ve yenilgiye birinci sebep olarak sahanın ağırlığını gösterdi. Trabzonspor da Gaziantep'te kaybedince Ersun Yanal da aynı gerekçeyi gösterdi; ağır saha... Anlaşılan o ki, siz oynadığınız rakipleri çok küçümsüyorsunuz. Bu biiir... İkincisi de;  kötü gidişata önlem alabilecek kapasiteniz yok. Peki, kaybettiğiniz bu maçlarda meslektaşlarınızın hiç mi katkısı yok? Ayıp olmuyor mu sizce? 

Cuma hastalıkları!
Bir iş için görev paylaştığınız insanlarla çelişkiye düşer ve hatta darılır, küsersiniz de... Ama hayat o kadar kısa ve acımasız ki... Böylesine kader birliği yaptıklarınızdan biri de vefat ederse ve siz ayaktaysanız son görevi de ihmal etmemelisiniz. (Bazıları da tekerlekli iskemleyle bile katılır uğurlamaya) Bu, dinimizin tartışılmaz vecibelerinden biridir. Cuma günü Kadıköy'ün iki semti arasındaki uğurlama görevlerinizi yerine getirmeyip, hastalık bahanesiyle, hemen ertesi günü oraya buraya koşup toplantılara katılır ve bir de 450 kilometre teperseniz işte bu olmaz... Neyse, herkes herkesin ne olduğunu böyle etap etap anlayacaktır. 

Maç pazarlama
Kulüpler Birliği'nin malum çıkışını hatırlayalım. Maç yayınlarının pazarlanmasının bundan böyle Kulüpler Birliği tarafından yapılması için çalışmalar var. Bir kere önce kanun değişecek. Hadi o basit diyelim. Ama ben şimdiden yazayım... Şayet böyle bir yenilik ortamına girilirse, siz asıl o zaman göreceksiniz kavgayı gürültüyü... Çünkü bir yerde devlet aradan çıkacaktır. Eh devlet varken yangın çıkartanların, iş özele geçtiğinde ülkeyi bile yakmaya yelteneceklerini beklemek hayal midir? 
ÖNE ÇIKANLAR