Magosa kuşatması başladığı sırada Kıbrıs''ın geri kalan tamamı Osmanlıların elinde idi. Donanma-yı Hümayun İstanbul''a hareket etti. Bu sularda 40 tekne bırakılması uygun görülmüştü. Lala Mustafa Paşa, Magosa önünde fazla kan dökülmesini istemediği için acele etmiyordu.
Burçlarda beyaz bayrak! Lala Mustafa Paşa, Magosa''da direnen Venediklileri teslime zorlayacaktı. Birkaç sulh teklifinde bulundu. İsterlerse sağ salim gidebileceklerini, canlarını ve taşınabilir mallarını kurtarabileceklerini bildirdi. Fakat kibirli generaller, tekliflerin hepsini reddettiler...
Bunların teslim olmaya pek niyetleri yoktu. 1571 Haziranı sona ererken, bir Cuma sabahı toplu hücuma geçildi. Öğleye kadar çok kanlı bir çarpışma oldu. Bu kanlı cuma hücumları, 6 hafta muntazaman tekrarlandı. 7. Cuma sabahı Mücahid Gaziler gördüler ki, Magosa burçlarında beyaz bayraklar sallanıyor... Çünkü Bragadino bile anlamıştı ki, bu Cuma akınları kıyamete kadar devam edecek!.. Çaresiz teslim şartnamesini imzalandı.
1 Ağustos 1571 günü Osmanlılar, kanlı Magosa''ya girdiler. Adayı terke hazırlanan Şövalyeler de, âdet olduğu üzere muzaffer kumandan Lala Mustafa Paşa''ya veda etmek istediler. Serdar, bu "inatçı" mağlupları askeri merasimle karşıladı ve kendilerini şu sözlerle teselli etti:
"Yeşil Ada" oldu... -Üzülmeyin asil şövalyeler... Nasıl olsa Girit adası sizin elinizde!.. Bu sebeple Akdeniz hâlâ bir Türk gölü sayılmaz...
Böylece 13 ay kızıl kanlara bulanan Kıbrıs adası, o günden beri Müslüman Türkün olmuş ve "Yeşil Ada" haline getirilmişti. İkinci Selim Han''a zafer müjdesi geldiğinde pek sevinmiş, herkese hediyeler dağıtmıştı...

