Ergenekon sanığı eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ Paşa, cezaevinde yazdığı ilk şirini geçenlerde kendi internet sitesinde yayımladı. "Sevgi ve Acı" başlığını verdiği şiiri edebi yönden çok zayıf ve hatalarla dolu. Ama önemli değil bu hatalar. Önemli olan içindeki duygusallığı ve samimiyeti mısralara yansıtmasıdır.
12 Eylül Davasında hakim karşısına çıkan Kenan Evren Paşa da ressamlığa soyunmuş, Hande Ataizi'nden esinlenip kadın portresi resmetmişti. Banu Alkan da bu duruma çok içerlemiş, "Hande'den daha güzelim. Kenan Paşam benim de 'nü' resmimi yapsın!" diye haber göndermişti... Sergi de açan Kenan Paşanın çalışmaları sanatseverlerimiz (!) tarafından kapış kapış edilmişti.
Başbuğ Paşa da zaman içinde kendini geliştirirse Türk edebiyatında yeri olan şairlerimiz arasında anılabilir, şiir severlerin gönlünde taht kurabilir.
Sonuç; Başbuğ Paşamın şiirinde; güftesi Mehmet Erbulan'a, bestesi Mustafa Seyran'a ait Emel Sayın'ın meşhur ettiği, "Kapat gözlerini kimse görmesin" şarkısından esinlenme var gibi geldi bize... Ama olsun, bu kadarcık kusur her şair adayında olabilir?!.
Savrulan adam!
AB Bakanı Egemen Bağış, Taksim Gezi Parkı'nda ilk "Duran Adam" eylemi gerçekleştiren aktivistin Kemal Kılıçdaroğlu'nun yerine CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturtulmasını önerdi geçenlerde.
"Duran Adam"ın CHP'ye ne katkı vereceğini bilemiyoruz ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu partinin genlerinde var "Ulusalcılık", "Yenilikçilik" gibi ayrışmalar. Bu ikilik Grup Başkanvekilliği seçimlerinde de yaşandı önceki gün. CHP, parti içi mücadele yüzünden toplumu kucaklayacak projeler üretemiyor, ana muhalefet görevini yerine getiremiyor. İnisiyatifi eline alan başka unsurların peşinden koşmak zorunda kalıyor. Bu şartlar altında Sayın Bağış'ın dediği gibi CHP'nin başına geldiği takdirde "Duran Adam", olur en kısa zamanda "Savrulan Adam"...
Bu sonuca varmak için fazla düşünmeye gerek yok. Sayın Kılıçdaroğlu'nu gözünüzün önüne getirmeniz yeterli?!.
Şu işe bak şu işe!
İsveç'te geçenlerde ilginç bir kanun teklifi verdi sol parti Parlamento'da. Erkekler genel tuvaletlerde oturarak "çiş"ini halletsin diye. Teklifin gerekçesi de sağlık. Böyle bir teklifi AK Parti TBMM'ye verseydi ne olurdu?! Hemen söyleyelim; kıyamet koparılırdı! Toplum mühendisleri harekete geçer, "Bunların amacı belli, tuvaletimizi nasıl yapacağımıza kadar karışıyorlar, memleketi geriye götürecekler" diye yeri göğü inletirlerdi.
Bu kanaate nasıl vardık onun da bir örneğini verelim isterseniz: Rahmetli Erbakan 28 Şubat sürecinde Başbakanlıktan düşürüldüğünde malum medyaya servis yapılmıştı, fotoğrafları... "alafranga" makam tuvaletini "alaturka'ya çevirdi diye?!.

