Kaydet
a- | +A

Vahid Hoca'ya bir soru sormak istiyorum ama aslında bu soruyu ortaya sormakta daha fazla yarar var. Deplasman maçına gittiğinizde ve de rakibin sizi mutlaka yenmesi gerektiği gibi bir koşul varsa hangi tür oyunu tür oyunu planlarsınız? Tabii bu tip sorularda cevabı önce kendimiz vermemiz gerekir; Topun arkasına kalabalıkça geçer, iyi top kullanan oyuncularımın gözleminde çabuk çıkarak kontra ataklarla sonuca gitmeye çalışırım...

Peki, Trabzonspor böyle bir oyun stratejisiyle mi oynadı? Hayır! Sadece 60'lı dakikaların ortasında Yatabare'nin rakip kalecinin refleksine nişanladığı pozisyon hariç pas ve koşu tantanası içinde duvarlara çarpıp geri dönüldü. Lokeren tabii ki o vasatı aşamayacak kalitesiyle rakip alanda pas yapacak, koşu yapacak, şut atacak, denk getirebilirse işi bitirecek! Trabzonspor'un yanlış oyunu seçişiyle neredeyse de istediğini yapacaktı. Fatih Atik Trabzonspor'da ilk on birdeydi. Acaba neden? Cardozo yedekler arasına girebilmiş ise Lokeren'in en büyük endişesi olarak tandemin önünde dolaşsa Trabzon'a zararı mı faydası mı dokunur? Anlaşılır gibi değil. Bu arada Trabzonspor savunmasının tandemine yani göbeğine de şapka çıkarmak lazım. Öyle mayınlar düştü ki çevrelerine patlatmadan hep iade ettiler. Mehmet Ekici'nin böyle bir deplasman oyununda daha etkili olacağını bekliyordum ama beni yanılttı. Constant da öyle. Medjani yardım yetiştirmede gecikmeyerek yanındaki arkadaşlarının ayıplarını kapattı. 

Bu arada kaleci Fatih'in maç maç Trabzonspor seyirci, yönetici ve takımına güven vermeye başlayışı da bir artıdır. Ama öyle bir eksimiz vardı ki; dün akşam da Almanya'daki rezaletten ders almamış taraftar gruplarımızın meşalelerle haşır neşir oluşuna doğrusu çok şaştım. 

Sonuçta Trabzonspor gruptan çıkma yarışına girebileceği takımlardan biri olan Lokeren'i bloke etti diyebiliriz. 


Maçın adamı: 

Belkalem


Kırılma anı:

Waris'in golü

ÖNE ÇIKANLAR