Kaydet
a- | +A

Hani derler ya, "Çevir kazı yanmasın" diye... Hah işte tam karşılığını İzmir'deki Altınordu-Fenerbahçe kupa maçında yaşadık. Nasıl mı? Emre, herhangi bir rakip teması olmadan yine sakatlandı ve yere yığıldı. Yakasını bir türlü bırakmayan arka adalesinin kronikleşmiş atma yerini tutarak... Ve dönüp Fenerbahçe kulübesine söylendi "Ne haliniz varsa görün şimdi..." Hani dudak okuma işi var ya... Vallahi ona bile gerek yoktu bu cümleyi anlamak için. Maçtan sonraki İsmail Kartal ve Emre Belözoğlu demeçleri ise hiçte yenecek cinsten değildi. Peki Emre o cümlesi ile ne anlatmaya çalışmıştı? "Yahu şu maçta, bu sahada neden beni oynattınız ki? Hadi bakalım şimdi ya Karabük, Trabzonspor maçlarında da oynayamazsam..." Hayır diyenin alnını karışlarım. Buyurun; görüntüler bu defa bende haaaa....

Bu sponsor ne işe yarar?

Benim bu işe kafam basmadı. Galatasaraylı basketbolcular aylıklarını iki aylık rötarlarla alıyorlarmış. Bu defa da beklenen zamanda ödemeler yapılmayınca, müthiş Kızılyıldız zaferinden sonra takım idmana çıkmayı reddetti. Ayıp yahu! Bu ülkeye basketbolu getiren Galatasaray'dır. Acaba yöneticileri bunu biliyorlar mı? Devamla; Galatasaray basketbol takımının sponsoru bir sağlık kuruluşu... Gazetelerin her satırında, ekranlardan Galatasaray basketbol takımı anılırken bu sponsorun ismi de geçiyor. Peki, bu sponsor ödeme yapmıyor mu yahu? Yapıyor da mangır başka yerlere mi gidiyor? Sevgili dostum, kardeşim Murat; senden bilgi istiyorum lütfen! Yoksa sponsor sadece gazoz parası mı veriyor?

Mahmut Uslu'da ayna yok mu?

Fenerbahçe'nin genel sekreteri ve konuşan ağız Mahmut Uslu Antalya kampındaki basın toplantısında, "Trabzonspor gömü mü buldu, birileri transfer için hibe mi yaptı? Bunlar borçla transfer yapıyor" demişti. Ben de şöyle hafızamı sarsayım dedim. Ve ne düştü biliyor musunuz? Mahmut Bey kardeşim; Siz Sow'u, Ali Koç, Abdullah Kiğılı ve Nihat Özdemir'in bağışlarıyla transfer etmediniz mi? Ah, ah, ah; beyin düşünecek, ağız söyleyecek ve kulak duyacak. En sonunda da aynaya bakacaksın ki, şapa oturmayasın! 

İlhan Ağabey, konuşsana!

Gençlerbirliği Kulübü Başkanı, futbolumuzun duayen başkanı İlhan Cavcav demişler ki; "Üç Büyükler kendi aralarında bir lig kurup oynasınlar. Yeter artık..." Aynı İlhan Ağabey 3 Temmuz bombasının patlamasından üç gün sonra Kulüpler Birliği toplantısından çıkarken ne demişti, "Aman ha, Üç Büyüklere bir şey olmasın!" Belli ki bir ayna da İlhan Cavcav'a lazımmış. Sonra devam etmiş; "Çok şey biliyorum, bildiklerimi bir anlatsam..." Allah aşkına konuşun yahu! Sen bir tarafta İlhan Ağabey, Aziz Yıldırım bir tarafta, ne zaman konuşacaksınız yahu? Konuşun da, biz de bilgisiz kalmayalım. 

Ve Erkan Abi Trabzon'da...

Bendeniz bu satırları yazmaya oturduğum çarşamba saat 11.30 sularında ekrandan bir haber geçiyordu; Erkan Zengin ikna oldu ve Trabzon'a geldi... Vay delikanlı Erkan vay! Hani ne oldu; Fenerbahçe'den başka kuş tanımazdın? Buradan tüm futbolcularımıza sesleniyorum; şu menajerlerden yakanızı kurtarın! Sizin aklınız, diliniz, ufkunuz yok mu yahu? Varsa talibin, oturup kendin konuşsana be... İki kulübün temsilcilerini kendiniz el sıkıştırsanız yahu... Bu arada Eskişehirspor'u da, Trabzonspor'u da dik durduklarından dolayı kutlarım.

Beşiktaş da soyundu!

Yok yok öyle sandığınız klasik anlamda değil... Transferlerden söz ediyorum.  Biri eski Yugoslav coğrafyası asıllı, diğeri de siyahi olmak üzere iki oyuncu geldi. Yani iki yabancı. Eeee, ben söyledim; yerlilerle şampiyonluğa oynayan, Avrupa'da esen, kupada da var olmayan çalışan Beşiktaş bile modaya uyar diye... Sivok'la birlikte etti mi sekiz yabancı? Darısı, önümüzdeki Hazirandan itibaren nice nice 14'lere... 

Muslera'nın işi zor

Galatasaray, Veysel'i Kasımpaşa'ya postaladı. Gökhan Zan da yolcu... Oysa şimdi hem Chedjou yok, hem de Semih... Kaldınız mı Hakan'a? Yeni gelecek tandem oyuncusu daha aynı masada birlikte yemek bile yemediği Hakan'la nasıl uyum sağlayacak? Yoksa Melo mu imdat simidi? Allah Muslera'ya yardım etsin!

Kasımpaşa kimin kulübü?

Kasımpaşa Kulübü, Fenerbahçe maçı öncesi sarı-lacivertlilerin, "Bizim kontenjanı biz tayin edeceğiz. Yani hakkımız olan biletleri kime satacağınızı biz belirleyeceğiz" emrine "Başımız üstüne" diyerek kabul etmiş. Şimdi buradan Spor Bakanımıza, Passolig patronuna ve devlette kim varsa, hani şu Antalya'daki seminerde masaya dizilenlere soruyorum; Benim mangırı bastırıp aldığım Passolig'im şimdi ne işe yarayacak? Devlet uyuyor mu yahu? Niye sordum ki sanki... O günden bu güne tek ses bile çıkmadı: O halde, uyusun da büyüsün maşallah, iyi olur inşallah!

Nasıl da bildi Şenol Güneş!

Şenol Güneş kardeşim, geçenlerde dedi ki, "Bu 14 yerli, 14 yabancı formülünü anlayamadım. Acaba bu 14 birilerinin uğurlu rakamı mı?" Harikasın be hocam! Daha neler neler yaşayıp göreceğiz hocam. Sen bu 14'e razı ol! Ben oldum bile... Allah beterinden korusun! Yarın bir bakarsın yabancı için 28 diyenler de çıkabilir. Bu da onların uğurlu rakamı olabilir. Sabret hocam! Eylül'de de milli maçlar olacak. Kim bilir belki de çıkıp sen kaleci, ben orta alanda oynarız! Libero mu kim olacak? O belli değil mi?    

ÖNE ÇIKANLAR