Kaydet
a- | +A

Oruç Reis esir edilmişti... Bir süre zindanda kaldıktan sonra çıkartılarak bir gemide küreğe mahkum edildi! Papazlar ve Şövalyeler, İtalyanca, Rumca ve İspanyolca bilen ve sözü sohbeti yerinde olan Oruç Reis ile konuşmaktan zevk alırlardı. Şövalyeler ona karşı hürmet duyuyorlardı. Sohbet sırasında ona: -Ey Osmanlı! Sen güzel sözlü bir kişisin. Bizim lisanımızı da fevkalade konuşuyorsun. Müslümanlıkta ne buldun? Gel bizim dinimize geç! Adı sanı belli makam sahibi bir adam olursun. Büyük bir şövalye kaptan yaparız seni, dediler.

Böyle hükümdar olmaktansa...

Oruç Reis: -Kâfirlerin iyiliği bu mudur? Dinimden dönüp hükümdar olmaktansa müslüman esir kalmayı tercih ederim. Şu duvarlardaki resimleri elinizle dizersiniz ve onlara taparsınız. Şimdi onları ateşe atsalar veya çölde bir kuyuya bıraksalar, veyahut balta ile pare pare eyleseler, kendilerini kurtarıp halas etmeye kadir değildirler, dedi. Şövalyeler: -Görelim senin Peygamberin neyler, işte halin malum, dediler. -Benim Peygamberim iki cihan fahridir. Bütün evliya ve enbiya ondan şefaat umar. Hepsine şefaati o eder. Hak teâlânın avni ve inayeti ile gelip beni buradan kurtaracaktır, dedi. Şövalyeler gülerek: -Hele sen küreği çekmeğe devam et. Bu hava ile gönlünü hoş tut. Peygamberin seni kürek mahkumiyetinden kurtarsın, dediler...

Şiddetli fırtınaya yakalandılar

Bu konuşmalardan kısa bir zaman geçti... Bir gün kürek çektiği gemi şiddetli bir fırtınaya yakalandı. Dalgaların arasında ceviz kabuğu gibi sürükleniyordu. Bu hengamede Oruç Reis''in zincirleri de koptu ve kendisini denize bıraktı. Dalgalarla bir müddet boğuştuktan sonra sahile ulaştı...

Daha sonra arkadaşları ile buluştu ve yeniden denizlere açıldı... Bir muharebe sırasında, kendisini esir etmiş olan Şövalyelerden birkaçı, şans eseri Oruç Reis''e esir düştüler. Onları görünce yanına getirtti ve şunları söyledi:

"Her şeyin bir zamanı var"

-Her şeyin bir vakti, zamanı vardır... Ben sizlere, "Benim Peygamberim beni kurtarır" dememiş miydim? İşte kurtardı. Varın reisinize söyleyin, ben gene ona varayım, ne kadar zinciri varsa vursun, Peygamberimiz bize, Allah''ın izniyle yine yardım eder; yeter ki biz ona lâyık olalım...

ÖNE ÇIKANLAR