Kaydet
a- | +A

Anadolu köylerinde sevinç fazla uzun devam etmez. Anadolu köylüsü tabiat olarak mahzun ve sessizdir. Nitekim dün bahsettiğimiz gibi, cephede yaralanıp tebdili hava ile köylerine gelen üç gazinin bu cûşîşli (coşkulu) vuslat (kavuşma) ve meserret (sevinç) gecesinin üzerinden dört gün geçmemişti ki; Osman Çavuşun hanımı Emeti ile Ahmet Çavuş''un hanımı Fatma, bir akşamüstü çeşme başında dertleşiyorlardı: ? "Gözü gönlü cephede..."

-Ayol bizimkine bir şeyler olmuş. Ne çocuklara, ne de bana baktığı var. Gözü gönlü cephede... İki senedir ne yaptık, ne ettik? Kara Hasan ile tarla davamız ne oldu? O çift sarı inekle koca saban nereye gitti? Bunları bile sorup dinlediği yok. Varsa muharebe, yoksa muharebe... Topu nasıl dolduruyorlarmış, topu nasıl çevirmiş, zabit nasıl ateş emri vermiş, düşman kaçarken arkasından nasıl bağırırlarmış... -Sus... sus... Tıpkı bizimki gibi desene ayol!.. Birinci geceden başladı, hâlâ anlatıyor. Başka şeyden bahsetsen, hiçbir şey işitmiyor gibi bakınıyor. Dün babası: "Oğlum, geçen yıl tarlaya bakla ekmiştik. Bu yıl azıcık arpa eksek..." derken ihtiyarın lafı ağzında kaldı. Pabuçlarını giydiği gibi soluğu kahvede aldı. -Kahvede de hep muharebe lafı. Tayyare, tahtelbahir, bomba, siper... daha bunlara benzer neler. Dün üç saat bana tayyare nedir, tahtelbahir nedir, bunları anlattı durdu.

"Şimdiden gün sayıyor!"

-Emeti, Emeti sana bir şey söyleyeyim mi? Bizimki daha şimdiden günleri sayıyor. Altmış gün izin vermişler, bunun yirmisi gitti diye seviniyor. İlk gittikleri gün hatırlarsın, ayrı kalacağız diye ağladılardı. Fakat şimdi de gitmek istiyorlar. Köy onlara gurbet yeri gibi geliyor. Hele o, gözlerini ateş, göğüslerini gurur ile dolduran, o anlatmaya doyamadıkları harp menkıbelerinin, dinleyenler üstünde, lazım gelen heyecanlı tesirleri icra etmeyişi onlara adeta garip bir küskünlük ve yabancılık hissi verdi... Evet, memleket hudutlarında harp henüz devam ediyordu... Üç gazimiz, çok arzuladıkları cephelerine yine dönmüşlerdi... Söyler misiniz, yaralıyken bile evinde rahat edemeyip cepheye dönmek arzusuyla yanan başka bir millet var mı acaba?

ÖNE ÇIKANLAR