"G.Saray'ın ortadan öne doğru başlayan kurgusu böyle devam edecekse, bıraktım kupayı bu sezon şampiyonluk yarışında bile bulunamaz"
Bir Süper Kupa finali... Bunun ötesinde kısa geçmişte yaşadığımız büyük bir acının bir nebze de olsa yaralarının sarılma amacı... İkisini alt alta topladığınız zaman sahadaki oyuncuları bir kenara bırakalım, tribündeki vefakâr (!) seyirci az mı önem kazanır. Ama skor tabelasına, ya da sahadaki sezon başı ezeli rekabet oyununa bakalım derken, açık söyleyeyim iğrenç manzaralara şahit olduk. Önce Volkan'ın kalesine, sonra rövanş olarak Muslera'nın kalesine tribünlerden yağan yabancı maddeler, Türkiye'de başta en popüler oyun futbol olmak üzere, bizim takım sporlarında bir arpa boyu batılı olamayacağımızın açık ispatıdır.
Keşke yazıma başlarken sahadaki tetkiklerden, kenar yönetimin doğru ve yanlışlarından, hakemden söz edebilseydim.
Yine de asli görevimize dönelim...
Gerek televizyonlarda, gerekse fırsat buldukça yazımda F.Bahçe'nin günümüzdeki kadrosunun birçok alışkanlık sahibi olduğunu vurgulayıp, favori göstermişimdir. Buna karşılık G.Saray'da bütün yükün savunmanın üstüne sarkacağı ve yenecek her hangi bir golde ne öndekilerin, ne de şu an için maç oynamak şöyle dursun, doğru dürüst antrenman yapması bile şüpheli olan Sneijder'in formsuzluğu göz önüne çıkmayacaktı.
F.Bahçe'nin orta alanındaki üçlüsü, pozisyona göre sık sık görev değişiklikleri sergileyerek öndeki arkadaşlarını olumlu toplarla buluşturmaya çalıştı ama G.Saray'ın arkadaki oyuncuları bu buluşmaları genelde pozisyona ulaşmadan önledi. Tabii çarpıcı olan Gökhan ile Caner'in beklenildiği kadar ciddi etkili olamayışlarına da değinelim. Göbekte Bekir ve Alves'le Burak'ı resmen sıfırladılar.
G.Saray'a gelince. Geri dörtlünün önünde sadece tek başına çalışan Melo ve zaman zaman birkaç topu çalıp kaçan Olcan dışında geri kalanlar sıfır çekti. Prandelli, Sneijder'le niçin alındığını bir türlü kestiremediğim Yasin'e bu kadar sabredip, sabır şampiyonluğu sergiledi sanki. Ama G.Saray'ın ortadan öne doğru başlayan kurgusu, futbolu birlikte oynamayı beceremeyenlerden oluşmaya devam edecekse, bu kupayı bir kenara bırakalım, G.Saray bu sezon şampiyonluk yarışında bulunamaz.
F.Bahçe ise 90'da kazanacağı maçı 120'ye hatta penaltılara kadar taşıdıysa, bunun bir numaralı ismi kaleci Muslera oldu. Hatta penaltılarda da neredeyse F.Bahçe'nin yolunu kesecekti. Bu arada dünyanın hiçbir ülkesinde, hiçbir hakem taa birinci atıştan, filmin koptuğu ana kadar sergilediği tiyatroyla kaleci Volkan'ı oyunda tutmazdı.
MAÇIN ADAMI
Fernando Muslera
KIRILMA ANI
Selçuk'un penaltıyı auta atışı

