Olcay'ın kırmızı kartla oyun dışı kalışı bence maçın bittiği andı. İkinci gol ise sadece skor tabelası şıklığı taşıyordu.
Maç günü bizim gazetede çıkan yazarların 10 maddedeki derbiyle ilgili görüşleri içinde kaleciler sorusuna 'Volkan' demiştim. Bunu tutturdum bir kere... Fenerbahçe'nin kazanması halinde yarışta büyük avantaj elde edeceği görüşüm de vardı o soruların cevabında. Beşiktaş'ın favori gibi görünmesi bu statta oynanacak hiçbir maç için geçerli olamazdı. Orada da tutturduk...
Gelelim maça...
Fenerbahçe'nin sahanın bütününde kalabalıklaşıp tek pas oyunu Beşiktaş'ın son haftalardaki öne doğru etkili oynama özelliğinden arıza çıkardı. Alper'in Sow'la Webo'yu kenarda oturtan özelliği de sanırım Emenike'ye eşlik edebilecek oyuncu profilinin olduğu gerçeğiydi. Bak; atılan gol...
Beşiktaş'ta Demba Ba'nın bütün öne doğru gelişmelerin adresi olarak saptanmış bulunması Fenerbahçe'nin Mehmet Topal desteğiyle savunmasında belli adresi koruma avantajıydı.
Olcay'ın kırmızı kartla oyun dışı kalışı bence maçın bittiği andı. İkinci gol ise sadece skor tabelası şıklığı taşıyordu. Bu arada Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'la Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın giriştikleri söz düellosu, Mehmet Topal'ın 71. dakikada Demba Ba'ya attığı kündedeki penaltı ve kırmızı kart çıkmamasının Aziz Bey tarafındaki kazanç olarak maça yazıldı. Bir önemli noktaya daha temas edeyim; özellikle ilk yarıda Beşiktaş'ta Oğuzhan, Demba Ba ve Olcay gibi oyuncuların topuk pası varyete düşünceleri ve uygulamaları çok önemli baskılı atakların tam tersine Fenerbahçe lehine kontra atağa dönüşmesinde etkili oldu. Tabii ki Bilic yine bana göre hatalı değişikliklerin mimarı oldu. İsmail Kartal ise hafif arızalı oyuncularını maçın garantiye gidişine inanarak oyundan alıp meslektaşına üstünlük sağladı ama bu rahatlamış maçta 'Hani Diego?' diye sormadan edemeyeceğim...

