Kaydet
a- | +A

Müşir Vesim Paşa kumandasında bir filo Temmuz 1867''de Girit''e geldi. Bu gemiler içinde en yeni olanı, 12 librelik Armstrong topları ile donatılmış olan 1075 tonluk şanlı İzzeddin Vapuru idi. Bu geminin kumandanı, daha önce birçok deniz savaşlarında bulunmuş olan, alaylı, yani hiç mektep okumamış iken, erlikten terfi ederek Kolağası, yani Yüzbaşı rütbesine kadar yükselmiş olan, 63 yaşındaki "Gamsız Hasan Bey" idi.

Gece karanlığı basmıştı... Bir ağustos gecesi, filo kumandanı Müşir Vesim Paşa, bütün gemi kumandanlarını Mahmudiye Zırhlı Firkateynine çağırdı ve onlara gerekli talimatları verdi... Gece karanlığı basmıştı. İzzeddin, bütün ışıklarını söndürmüş, batıya doğru hayalet gibi sessizce ilerliyordu. Önlerindeki Gavdos adası, isyancıların üssü idi ve Yunanistan''dan gelen yardımlar buraya indiriliyor, sonra da gizlice Girit''teki isyancılara ulaştırılıyordu. Fakat orada da hiç ışık görünmüyordu. Gemi subayları: -Mühim bir gece yaşıyoruz! diyorlardı. Birden Hasan Bey''in gürlemesi işitildi: -Fora! Bu kumandayı, gecenin derin sessizliğini yırtan bir top sesi takip etti. Güvertede gölgeler koşuştu. Herkes savaş mevzii aldı. Bin metre kadar sancak başomuzluğu istikametinde, pruvası (baş taraf) fosforlu köpüklere gömülmüş, bacalarından alev püskürterek sahile doğru koşan bir karaltıyı herkes tanıdı. Bir anda yüzlerce ağız birden: -Arkadi! diye bağırdı. Arkadi, barut ve erzak yüklüydü!

İzzeddin de son süratini vermişti. İki gemi karaya paralel olarak adeta koşuyorlardı. Top, tüfek ve tabancalar atılıyordu. Gemiler birbirlerine yaklaştıkça feryatlar yükseliyordu. Nihayet Arkadi''nin bacası isabetli bir top ateşi ile delik deşik olmuş ve sürati düşmüştü. Ufacık topları ile rakibine fazla bir şey yapamayacağını ve avını elinde kaçıracağını anlayan Gamsız Hasan Bey, ikinci kaptana: "Rampa edeceğim efendi kaptan, pruvaya asker hazırla!" Emrini verdi. Gemisini de derhal sancağa aldı...

Bir tek İzzeddin kalmıştı Hasan Bey, ustaca manevralarla avına yetişti. Maksadı gemiyi batırmak değil, teslim alarak amiraline hediye etmekti. Tam Kriyoku burnu önünde: "Sancak bordasına rampa!" kumandasını verdi. Kendisi de güverteye atladı. Bir anda kadırgalar devrine has bir savaş başladı...

Gün doğarken o civarda, su üstünde İzzeddin''den başka gemi kalmamıştı. Arkadi ise, pek derin olmayan bir yerde karaya oturmuştu...