Kaydet
a- | +A

> "Hukuk önünde herkes eşittir" de, toplumun büyük bölümünü ilgilendiren davalar öne alınamaz mı? Yargıtay'daki şike dosyası mesela... Bütün bir ülkenin futbol düzenini doğrudan ilgilendiren bir dava  neden bir an önce karara bağlanmaz?

> Türkiye büyük davaların zaman aşımına uğramasını çok yaşadı. 5 Ocak 2011'de, tam 188 cinayetle suçlanan Hizbullah örgütünün 18 kişilik lider kadrosu zaman aşımından serbest kaldı ve kayıplara karıştı. Keza, bir başka suç örgütü liderliğiyle suçlanan Sedat Şahin ve adamları da zaman aşımından salıverildi. Oysa  bir dosyayı alttan çekip üste koymak yüksek mahkemenin inhisarında...  
> Şu ana kadar oluşturulan kadrolara bakarsak, geçen sezon olduğu gibi,  Galatasaray ile Fenerbahçe şampiyonluğa oynar.  Beşiktaş, Trabzonspor, Kasımpaşa, Bursaspor ve Eskişehirspor UEFA Kupası için mücadele eder. Ha, Beşiktaş UEFA Kupası'na katılmayı hak ederse, ne işe yarar, o da var tabii...
> Şenol Güneş, Yılmaz Vural  ve  Mehmet Özdilek'in bu ligde olmaması büyük eksiklik...
> Fenerbahçeli futbolcuların UEFA'ya yazdıkları yazı akıllı bir girişim... Hani şu, "Biz şerefimizle oynadık" mektubu... Katılıyorum. Doğru da... Sen şerefinle oynarken golü attığın rakip kaleci o sırada şerefli değildi.
> Fenerbahçe'nin "acemice" savunmalarını eleştirdiğin zaman "düşman" ya da "Galatasaraylı" oluyorsun. Bunun gibi: "UEFA'ya giden her belgenin altında Galatasaraylıların imzası var" diyor Fenerbahçe... Kimler onlar? İlhan Helvacı, Lütfi Arıboğan, Ebru Köksal...  Sanki bunlar Tarihî Şakir Efendi helvacısında çalışıyor. Biri dönemin Futbol Federasyonu Hukuk Kurulu Başkanı, ikisi dönemin Futbol Federasyonu Genel Sekreteri. Üstelik F.Bahçe'nin suçlama dosyasında Ebru Köksal'ın UEFA Genel Sekreteri İnfantino'ya gönderdiği yazı şöyle başlıyor: "Talebiniz üzerine..." 
> Ersun Yanal gittiği her takımda kendini hissettirdi.  1-0'a değil,  5-4'e oynayan bir teknik adam olarak...
> Galatasaray'ın yeni formaları felaket... Uzaktan çizgileri belli olmayan kırpırmızı bir "atlet fanilası."

ÖNE ÇIKANLAR