Fenerbahçe devre biterken 10 kişi kalmasına rağmen teknik direktörü kadar hacmi olan Konyaspor'u öyle veya böyle mağlup etmesini bildi. Bu kritik eşiği geçmede futbol dünyasının ender rastlanabilecek oluşumlarından birini yaşadık. O da ev sahibi takımın iki bekiyle yani; Fenerbahçe'nin Gökhan ve Caner'le bir devresini 10 kişi oynadığı maçı kazanmasıdır.
Konyaspor'un bu oyundaki en büyük dezavantajlarından biri Ömer Ali'nin sakatlanıp çıkışı ve de takım kaptanı Hleb'in sanki Fenerbahçe gibi takımını 10 kişi bırakışıydı. Topal, Alper ve Diego'dan oluşan bir orta sahayla Fenerbahçe'nin rakibin kalitesi ya da gücü ne olursa olsun kolay maç kazanması rahat pozisyon üretmesi zaten beklenemezdi. Yukarıda da değindiğim gibi iş kala kala Caner'le Gökhan'a kalacaktı. Konyaspor, rakibinin hem 10 kişi kalışını hem de Selçuk'un da oyuna girmesiyle öne etkisinin sıfırlandığı bir maçı sadece Torje'nin özelliklerine bağlanarak kurtarma yollarını aradı. Alves'in oyuna girişiyle Fenerbahçe artık orta alan işini organizasyon olarak bırakıp ilerideki Webo'suz da kalmış bloğuna uzun top oynama zorunluluğuyla baş başa kaldı.
Bu arada Konyaspor'un Kaya isimli bu kaleci arkadaşla ligde kalmaya oynaması bile sanki pamuk ipliğine bağlı gibi gözüküyor.
Şöyle bir toparlarsak taraftarın yine rağbet göstermediği bir Kadıköy oyunu rakip kalecinin ikramı ve de Caner'le Gökhan'ın olağanüstü gayretleriyle kazanıldı. Bu arada Volkan'ın çok kritik iki kurtarışı da maçın Fenerbahçe tarafında kalmasındaki önemli faktörlerdendi. Ama şunun da altını çizmeden edemeyeceğim. Bu iki kurtarışta yaptığı reflekslerden sonra acılar içinde kıvranan Volkan'ın degajları ve aut atışlarını çok rahat şekilde yapışını nasıl yorumlasak ki acaba?
MAÇIN ADAMI
Gökhan ve Caner
KIRILMA ANI
Kadlec'in çıkardığı top

