Kaydet
a- | +A

Hem din hem bilim adamı olan Prof. Görmez,  sosyal olayları ve gelişmeleri de yakından takip ediyor. Bu öngörümüzü, konuk olduğumuz mütevazı iftar sonrasından birkaç örnekle sizlere aktarmaya çalışalım isterseniz...

Sayın Hocam, son dönemlerde sanal ortamda bir din savaşı başlatılmasını çok tehlikeli bulduğunu belirtiyor ve  "Sanal ortamda da olsa, karşısında görmüyor olabilir ama milyonlarca insanın değerleri, inancı var. Bunu dikkate alarak sanal ortamda da olsa eline klavyeyi alan herhangi bir insan karşısındaki bütün insanların yüce bildiği değerleri, kutsal bildiği değerleri dikkate alarak, o kelimeleri yazacak. Aksi takdirde gerçekten çok büyük yanlışlar ortaya çıkar" diye uyarıda bulunuyor.

Sayın hocanın Türk Medyasına da bir önerisi var. Her basın kuruluşunda bir din uzmanı bulunmasını istiyor. Dünyanın önde gelen basın kuruluşlarında din uzmanı bulunduruluyormuş ve bunlardan çok güzel bir şekilde istifade ediliyormuş. Diyanet İşleri Başkanlığına bir üniversite "Medya-Din" konusunda seminer düzenlemeyi teklif etmiş. Sayın Görmez bu teklife olumlu bakıyor. İftar ve sahur programlarının duygulara değil akla da hitap edebilmesi için medya ile de ortak çalışma arzusunda. Sayın hocam günümüz gençliğiyle ilgili de güzel bir tespit yapmış. Diyor ki: "Bizim cami içinde, hutbelerimizde, vaazlarımızda kullandığımız dil, bugünün gençlerini kuşatamıyor. Onların dilini anlayabilmek, onlarla iletişim kurabilmek için yeni bir dile ihtiyacımız var..."

Doğru söze ne denir ki? Keşke bütün bilim ve din adamlarımız böyle üretken ve ileri görüşlü olsa, o zaman Türkiye'yi kimse tutamaz.



Eveleme-geveleme 

Mısır'ın darbeci Genelkurmay Başkanı El Sisi, muhalefetin gösterilerini önlemek için, kendisini destekleyenlere "sokaklara çıkın" çağrısında bulunmuş... Başbakan Erdoğan Gezi olayları büyüyünce, "Bizi destekleyen yüzde 50'yi zor tutuyoruz" diye açıklama yaptığında "Bölücülük yapıyorsun. Diktatörlük yapıyorsun" diye kıyameti kopartan o malum çevreler ve eylemciler  'Sisi' için ne diyecekler merak ediyoruz, doğrusu?!.



Promosyon

Ülkemizin yüzde 97'si okur-yazar. Okur-yazarlık sıralamasında ise ilk 20 ülke arasındayız. Kitap okuma alışkanlığımıza gelince, durum hiç de iç açıcı değil. Avrupa ülkelerinde kitap okuma alışkanlığı yüzde 21'lerde, bizde ise 10 binde bir. Utanç verici bir tablo bu. Her gün ortalama 6 saatini televizyon karşısında geçiren insanımız yılda ancak 6 saat kitap okumaya vakit ayırabiliyor. Geçen yıl ülkemizde 42 bin çeşit kitap yayınlanmış. Daha önceki yıllara göre düşme var. Kişi başına düşen kitap sayısı ise 6.4. Komik bir rakam. En çok tercih ettiğimiz eserler ise aşk kitapları!

Peki bunları niye yazdık? Şunun için. Belçika'da yapılan bir araştırmaya göre, çikolata kokan yayınevlerinde kitap satışlarında büyük artış olmuş... Kokuyu boş verin bizim yayınevleri kitabın yanında promosyon olarak çikolata verse satışlar artar mı acaba?!.


ÖNE ÇIKANLAR