Kaydet
a- | +A

Hamza Hocanın Akhisar günlerinden övgü ile söz etmiş ve Galatasaray eşofmanı içine girişiyle de bu zengin takımının kıpırdandığını yazmıştım. Ama ne var ki Hamza Hoca bazı eski kafalıların sandalına mı bindi, ya da kendisi "Bir kağıt da ben açayım" mı dedi, bilemem ama artık İngilizlerin bile terk ettiği çift santrforla oynamanın bedelini, bırakın skoru feci futbol olarak ödedi. Aynı Hamza Hoca bir de ikinci yarıya baksın. Tamam maçın skoru ilk yarıda alınmıştı, dünyanın bir numaralı genç bulup büyütme hocası Wenger peş peşe bebe sokuyordu maça ama Galatasaray da pas yapabiliyor, alan boşaltabiliyor, topsuz koşularla top arıyordu. Pozisyona girdi ama tek gol ustanın çatala astığı frikikle geldi. Önemli ders alıp onu çalışmaktır.


Bitirim teknik direktör!

Bunlardan bir kaç tane var... Ne büyük rastlantı ki hepsi de başkentte kazanıyor bu özelliği... Yani bitirimliği... Okullarda başlayacak Osmanlı dili derslerinden önce Osmanlıspor adını alan takımımızın teknik direktörü eski Trabzonsporlu Osman, basın toplantısında gazetecilere gider yapıyor. Hem de tehdit içerikli falan... Ayıp ve utanç verici. Bakalım bizim Disiplin Kurulu bunu da "Centilmenliğe aykırı" olarak mı yorumlayacak?  TSYD kınamış ama yetmez... Bunlardan biri de, yani yine Ankara eğitimli, ekrandan bize sulanmıştı ama yürüdü gitti. Önce adam olacaksınız sonra teknik direktör...


Beşiktaş'ın sırrı!

Beşiktaş silip süpürüyor. Hem bizim ligde, hem de Avrupa'da... Avrupa'da yeni yıla da kaldı. Bizim ligde de kime sorsanız favori o... Peki, bu patlamanın arkasındaki sır ne? Bilic mi, yönetim mi, yoksa Evliya Çelebilik mi? Ben size sırrı açıklayayım. Bir futbol takımının, hele ki adı büyüğe çıkmış ise, başarısının ardındaki en önemli sır transfer doğrusudur. Beşiktaş'ta bu işin adamı da, futbolculuğunda benim evime dertleşmeye gelip, içini dökerek sıkıntılı günlerini atlatan kardeşim, eski orta saha mimarı Tunusbağlı Fikret'tir... Ama bir kulak da bükmeden geçemeyeceğim. Şu anda Beşiktaş'ın en ciddi kazancı elinde sadece altı yabancı bulunmasıdır. Şayet bizim sahada beş formülü devam edecekse, bu kontenjan aşılmamalıdır. Sağ bek? Serdar'a yedek neler var neler bizim nüfus kağıtlı...


Gökhan Gönül ateşle mi oynuyor?

Geçtiğimiz hafta gazetelerde Fenerbahçeli Gökhan Gönül'ün ciddi sakatlıklarını saklayarak, ya da bazıları bunları saklayarak, çıkıp oynadığı ve de bu yüzden de futbol hayatının tehlikede olduğu şeklinde haberler çıktı. Yapma Gökhan! Çevrene, bizim topraklar dışına bak bakalım, hangi yabancı futbolcu böyle bir maceraya atılıyor. Hatta bizim çocuk Mesut Özil'e bile bak... Peki, senin çevrendeki sorumlular nasıl da böyle bir acı son ihtimaline bile aldırmadan seni sahaya sürüyorlar? Benden uyarması!


Konya kalabalığı son umut mu?

Konya'nın yeni stadındaki tribünleri dolduran, bana gelen bilgilere göre 40 bin kişi, sezon başından bu yana yaşadığımız dramın sonu mudur acaba? Umarım öyle olur. Çünkü tribünleri gürültüsüz kalmış maçların sonucunu bile unutursunuz. Pardon; bu maça girenlerin cebinde Passolig yok muydu?


Ersun Hoca kalıba girmeli!

Tabii ki her spor dalında olduğu gibi futbolda da maça göre, rakibe göre, hatta yarayan skora göre oyun planı kurmak vardır. Ama futbolda en temel prensip de önce savunma modelini oturtmak, hatta o bölgeyi standardize etmektir. Sakatlıklar ve ceza durumları hariç... Gördüğüm kadarı ile Ersun Yanallı Trabzonspor'da henüz bu yok. Dönüp bakalım; bunu yapmış Vahid amca sadece bir kere yenilmişti. Tabii ki sekiz yabancı önce avantaj gibi görünmesine rağmen ve de Avrupa yoluna devam edilecek olmasıyla sıkıntı son bulmaz derim...


Ankara'dan falsolar!

Bizim Erman'la Sergen'in çıktığı TRT'deki programda Beşiktaş-Trabzonspor maçını analiz ediyorlar. Arka planda da Beşiktaş on biri görünüyor. Ancak ben maçı Tolga'nın oynadığını gördüm de, ekranda biraz boyu kısalmış ve adı da Cenk olarak değişmişti. Devam edelim... RTÜK bir karar almıştı, yayıncı kuruluşun maç sırasında biz müşterileri rahatsız etmemesi adına reklam kullanılmaması doğrultusunda... Resmi gazetede yayınlansın diye de malum yere ulaştırılmış karar... Aradan bir aydan fazla geçti... Ama orada herhalde fareler yedi ki, hâlâ burnumun ucunda reklamlar var...


ÖNE ÇIKANLAR