Aykut Kocaman'ın sezon boyu kulübede unuttuklarını sahaya sürdüğü maç, ev sahibinin baskısıyla başladı.
Veysel Sarı direkten döndü; Türkiye Kupası'nın gol kralı Erkan Zengin 9. maçında 9. kez ağları bulduğunda daha ilk çeyrek dolmamıştı.
Fenerbahçe taraftarının artık simasını bile unuttuğu kaleci Serkan Kırıntılı'nın sallapati degajları, birbirine alışık olmayan kadronun pas hataları, F.Bahçe'nin bu maçta çok zorlanacağını gösteriyordu.
Ama 20. dakikada kornerden gelen top Mehmet Topal'ın kucağında dolaştıktan sonra beraberlik golü olarak filelere gitti. Eskişehirlilerin "Elle düzeltti" itirazına Yunus Yıldırım sadece kafa salladı.
Bu tip pozisyonların kötü tarafı, hem haksız gol yediğinize inanırsınız, hem de itirazlarınız -Diego'ya olduğu gibi- size sarı kart olarak döner.
Eğer dün kolla düzelttiyse Mehmet Topal'ın elle gol atma oranı yüzde 50 demektir. Sezonda 4 golü var, 2'si tartışmalı.
Lig maçının iki "kırmızı kart kahramanı" Caner ile Veysel'in sık sık karşılaşıp kapıştığı çizgide amansız bir mücadele vardı. Ama orta sahaların aşırı top kaybı hem maçın temposunu düşürdü hem de seyir zevkini...
Düşünün ki, koca bir ikinci yarı pozisyonsuz geçti.
Son dakikalarda önce Cristian'ın, dönen topa Selçuk'un şutları ve Necati'nin karşı karşıya fırsatı, bu yarıda kayda değer iki pozisyon...
Maça "cesur" bir kadro ile çıkan Aykut Kocaman'ın son çeyrekte ve aynı anda üç oyuncu birden değiştirmesi de ilginçti.
Dünkü oyunla, Fenerbahçe'de oynamayı hayal eden Orhan Şam, Hasan Ali, Krasic, Stoch ve Semih'in formayı çok da hak ettiklerini söylemek zor.
Dün akşam Eskişehir'den yenilmeden dönen son kupa şampiyonu, -abartarak söylersek- 5 kupa hedefinden birinde finali buldu gibi...
xxx
Yunus Yıldırım ağzıyla düdük çalmak değil kuş tutsa, artık "eyyamcılık" kokartını çıkaramayacak...

