Kaydet
a- | +A

Aziz Yıldırım, dün bir basın toplantısı düzenledi. Daha doğrusu basını boşuna Kadıköy'e kadar taşımış oldu. Çünkü soru alınmadı. Bu basın toplantısı değil, internet  sitesinden de yapılsa fark etmezdi, bir bildiri idi... Peki, kongrede aday olduğu çoktan belli olmuş Aziz Bey acaba bu toplantıya gerçekten de, elindeki gazete ilanından sebep mi gerek duydu? Tuhaf! Oysa ben başka bir sebep biliyordum. Hatta bilgi de en ön sırada oturanlardan birinden gelmişti. Bir hukuk belgesinden söz edilmişti. Elimde olsa hemen yazarım. Ama şimdilik sadece bilgi var... Neyse... Asıl sebep yakında ortaya çıkar. Bu arada "Ben 17 senede devletten hiç ihale almadım" gibi bir beyanı vardı Aziz Bey'in... Allah Allah, Batman'da, o zamanki Başbakan Sayın Erdoğan'la Nihat Özdemir'in birlikte temelini attığı baraj ihalesindeki yapımı üstlenen dört vatandaştan biri siz değil miydiniz Sayın Yıldırım? Seçimlerden hemen az önce... Başka mı? Nesini yazayım ki, değer verip... Sizce önemli miydi?


Bu ne biçim söylem Yusuf?

Yusuf Namoğlu, yani Merkez Hakem Kurulu Başkanı, iyi dostumdur. İlkelidir, dürüsttür. Ancak ne var ki, son G.Saray-Beşiktaş maçı öncesi Hüseyin Göçek'in maça tayininden sonra yaptığı açıklama ile beni hayrete düşürdü. Namoğlu dedi ki; "Göçek, hem G.Saray'da, hem de Beşiktaş'ta oynamıştır..." Ne gereği vardı Yusuf? Madem kendini bu açıklamaya zorunlu sandın, o zaman başka bir hakemi atasaydın... Benzeri dünyada olmuşsa lütfen beni bilgilendir!


Neden kongre Fikret Başkan? 

Beşiktaş'ın son genel kurulunda mali ve yönetim şekli ibrası vardı. Bu arada sağdan soldan yükselen sesler üzerine Başkan Fikret Orman, çıkıp, önümüzdeki günlerde yakın bir tarih için olağanüstü genel kurulu kararı alabileceklerini açıkladı. Neden ki? Stat öyle veya böyle, bugün, yarın bitecek... Hem de ona buna yanaşmadan... Takım mı? Statsız, sahasız üçüncü oldu. Dik durun, bir olun derim Sevgili Fikret! 


İşte bizim acıklı durumumuz

UEFA, Cüneyt Çakır'ı Şampiyonlar Ligi'ne atadıktan sonra bir de Türkiye'nin resmen iki kulağına asıldı. Önce Cüneyt Çakır'a röportaj yasağı koydular. Sonra da bizim federasyonu, Cüneyt Çakır'a 6 Haziran'a kadar yıpratıcı bir maç verilmemesi konusunda uyardılar. Pardon; emir verdiler. Gördünüz mü, düştüğümüz hali? Sebep olanlar utansınlar!


Resmen tehdit!

Fenerbahçe dedi ki, "Lütfi Arıboğan, Basketbol Federasyonu başkanı seçilirse, basketbolda frene basar, hatta küçülürüz..." Gerekçe olarak da 3 Temmuz sürecinde Arıboğan'ın Futbol Federasyonu ikinci başkanı olarak aleyhlerinde çalıştıklarını öne sürdüler. Ayıp mı, rezalet mi desem... Peki, bu resmi tehditten sonra Harun kardeşimiz hâlâ nasıl aday kaldı? Ya genel kurul? Uzaktan kumandalı durumuna girdi girmedi mi? Ben bu satırları yazarken de, büyük ihtimalle başkan seçilmiştir Harun... Yani Fenerbahçe gelecek "Final Four"lar için devam edecek... Halimize bakın! 


Sinan Güler yılın sporcusudur!

Necati Güler diye eski bir müthiş basketbolcumuz vardı. Resmen sanat yapardı salonda... Şimdi küçük oğlu Sinan Güler, Galatasaray forması altında bütün ülkeye, ülkenin bütün sporcularına nasıl gerçek sporcu olunur dersi veriyor. Alından öpüyorum genç adam... Obradovic bile hayranlıkla alkışladı... 


ÖNE ÇIKANLAR