İzlanda ve Çeklerin yanı sıra barajdan Hollanda fırlarsa vallahi bizden çok futbol dünyası için ayıp olur.
Fransa yoluna çıkacak olan gruptaki iki takım belliydi de barajı oynayacak üçüncü kim olacaktı? İşte son yılların hem Dünya Kupası, hem de Avrupa Futbol Şampiyonası'nın "Final" gediklisi Hollanda'yla bizim futbol böylesine bir kader oyunu diyebileceğimiz, 90 dakikada buluştular.
Bir kere hemen şunun altını kalın çizgilerle çizeyim. Günümüz Hollanda'sı henüz sakalı bıyığı çıkmamış bazı deneyimsiz oyuncular ve oyunda iki topuk pasından başka hiçbir şey yapmayan Van Persie ile sanki bize karşı 6-7 kişiyle oynuyor gibiydi. Biz mi? Son Letonya maçına oranla daha uygun olan bir 11'le maça başladık. Selçuk geri dörtlünün ön kontrolündeyken, Hakan Çalhanoğlu, Şener'le birlikte ağırlıklı olarak çok kolay adam eksiltip hem çizgiye inan hem de vuran Memphis Depay'a kilitlenmişlerdi. Ozan öne, Arda oyun kontrolüne, Burak da çok ağır elemanlardan kurulu ve riskli oynayan Hollanda defansının arkasına koşu yapmakla görevlendirilmişti.
İşte biz birinci golü aynı görevle koşu ve teknik sergilemesi beklenen Oğuzhan'la bulduk. Bu gol bize en azından yenilmeden maçı tamamlayıp, başkalarının yardımının peşine takacak bir durum ortaya çıkardı. Hele hele, yukarıda da değindiğim gibi çoğunluğu acemilerden oluşan Hollanda, bir de Arda'ya ikramda bulunmaz mı? Buna ancak yeme de yanında yat denirdi.
Rakibin neredeyse maçın tamamında üzerimize yaslanması hem bizim takımın, daha az yorulmasına yardımcı oldu, hem de Hollanda'nın koşulu hiçbir atak geliştirmesinin mümkün olmadığını ortaya çıkardı. Şunu satır arasında ifade etmek isterim ki, İzlanda ve Çeklerin yanı sıra barajdan Hollanda fırlarsa vallahi bizden çok futbol dünyası için ayıp olur.
Milli Takım, biraz akılcı kurulup rakip özelliklerine uygun biçimde dizilip ve disipline saygılı olduğu zaman böyle kimsenin beklemediği işleri de becerebilir. Ama şunun altını bir kere daha çizmekte yarar var. Hollanda Teknik Direktörü Blind'e bu oyunda henüz hazır olmayan Van Persie'yi bize karşı stoperlerimizin sanki üçüncüsü olarak görevlendirdiğinden teşekkür etmek lazım.
Kaleci Volkan Babacan mı? Vallahi sahayı bırakıp, gitmeyerek ve de Sneijder ve arkadaşlarına karşı iyi yer tutarak, dik durarak galibiyette büyük payı olanların arasına ismini yazdırdı.
Bu Volkan Babacan acaba Terim'le bizim bilmediğimiz bir konuşma yapmış mıdır?
MAÇIN ADAMI
Selçuk İnan
KIRILMA ANI
Arda'nın golü

