Sultan İbrahim Han, din ve vatan uğruna gözünü kırpmadan ölüme atılan Seydi Ahmed Paşa''yı çok severdi. Onu Budin''e Siyavuş Paşanın yanına zaten kendisi göndermişti... Avusturya Büyükelçisinin kendisine takdim ettiği ve içinde Seydi Ahmed Paşa hakkında iftiralarla dolu olan mektubu okuyunca şaşkınlığını gizleyemedi: -Bre adam! Hangi akılsız, kimin aklına uydu da bu nameyi yazdı? Seydi Ahmed Paşa bu iddia ettiğiniz nâmertlikleri yapmış olsaydı, benim fermanıma lüzum kalmaz, yoldaşları onun cezasını anında verirlerdi. Bu, o yiğide bir iftiradır! Yıkılın karşımdan!..
Akıncılarıyla yola çıktı...
Diğer taraftan Seydi Ahmed, adamların yanından ayrılır ayrılmaz o gece akıncılarıyla beraber yola çıktı. Verjurim Kalesi yakınlarında 65 akıncısını pusuya yatırdı. Kendisi de 5 kişi ile apaçık, doğruca kaleye saldırdı. Atıyla hendeği aşıp kapıya dayandı. Hendeğin üstündeki köprü tam kaldırılmamıştı. Bir çırpıda ortalığı tertemiz ettikten sonra gırtlağından sürüklediği birinin göstermesiyle azılı bir Türk düşmanı olan kale hakiminin odasına daldı. Her zaman yanında bir sürü muhafızları olan kale hakimi uyuyordu. Seydi, topuzu ile bunlara, niçin buraya geldiğini izah ederken, kale hakimi de dolu tabanca ile arkadan sokuldu. Kapıda bekleyen diğer bir akıncı bunu gördü ve: -Yat bre Seydi!.. diye gürledi.
Seydi, tabanca patladığı sırada eğilip, savurduğu gürzü ile kale hakiminin göğsünü olduğu gibi çökertti. Adam ancak: -Seydi ha! diyebilmişti. Sonra gık bile diyemeden kanlar içinde yere yığıldı. Bundan sonra Seydi dışarı fırladı. Muhafızlar sağa sola kaçışmaya başlayınca, Seydi de kovalamaya başladı. Bu arada kaçanları çevirmeye çalışan onbeş kadar senyörü de kelle paça kanlar içinde yere uzatıverdi...
Ortalık bir anda karıştı!
Ortalık karışıvermişti. Nihayet kaleden, şaşkınlık içinde toplar atılmaya başlandı. Derken 350 kişilik süvari grubu, Seydi Ahmed ve 4 arkadaşına saldırdı. O da zaten bunu bekliyordu. Hemen geri dönüp kaçmaya başladı. Fakat düşman süvarileri biraz sonra pusuya düştüklerini anladılar. Geride gizlenen 65 akıncı, hemen yalın kılıç yerlerinden fırladılar. -Allah Allah... nidalarıyla gürzlerini de işleterek 350 düşmandan 200''den fazlasını öldürdüler. 50 tanesi kaleye kaçabildi. Geri kalanlar da esir edildi. Bunlar silahları ve atları ile beraber Budin''e, Siyavuş Paşanın yanına götürüldü.
Siyavuş Paşa, Seydi Ahmed''e hil''at giydirip murassa bir at ihsan etti. O da hizmetlerini daha bir şevkle sürdürdü...

