O günlerde, İşkodra Komutanı Arnavut Esat Paşa''nın Karadağ Kralı ile anlaştığı ve kaleyi teslim ettiği haberi yayıldı. Önce kimse inanmamıştı buna. Ancak, duyulan gerçekti ve İşkodra, 23 Nisan 1913 günü Karadağ ordusuna teslim edildi. Esat Paşa üç gün önce Karadağlılarla gizli teslim görüşmelerine başlamış ve anlaşmaya varmıştı. Askerler ve halktan isteyenler, silahları ve eşyaları ile birlikte kenti serbestçe terk edeceklerdi. Kentte kalan halkın kişisel haklarına dokunulmayacak, din özgürlüğü korunacaktı.
Onbeş bin kişi kalmıştı!.. 23 Nisan''da Karadağ ordusu şehre girdi ve arkasından Osmanlı ordusu, bütün silahları yanında olduğu halde kentten ayrıldı. 20.000 kişi ile başlayan savunmadan geriye 15.000 kişi kalmıştı. Bunlardan 7.000 kişiyi bulan Arnavutlar ve yerli Türk askeri terhis edildi. Kalan 8.000 esir, başlarında 348''i bulan subayları ve yanlarında 26 topla birlikte Güney Arnavutluk''daki ordularına, yani Batı Ordusu''ndan geriye kalmış bir avuç arkadaşlarına katılmak üzere yola çıktılar. Zahmetli bir yolculuktan sonra, Sırpların az önce boşalttıkları Şinkin ve Draç limanlarında toplandılar. Esat Paşa''nın, Karadağ Kralı ile kendisinin Arnavutluk yönetiminin başına geçebilmesi için gizli bir anlaşmaya vardığı, hatta para aldığı söyleniyordu. Söylentilere göre, Esat Paşa emrindeki askerlere doğduğu yer olan Tiran''a yürüyecek ve henüz karışıklık içinde bulunan Arnavutluk''ta lider İsmail Kemal Bey''e rağmen, Karadağ Kralı Nikola''nın yardımıyla krallığını ilan edecekti.
Ve silahlar susmuştu... 23 Nisan 1913 günü sabahı, İşkodra Vilayet Konağı''nda Türk bayrağı yerine Karadağ bayrağı dalgalanmaya başladığında Avrupa''daki son Türk silahları da susmuş, 6.5 aydır uzak ellerde Türk direncini simgeleyen son kale de teslim olmuştu...

