Akça Koca, İzmit''in fethiyle görevlendirilmişti... Fakat bir gün, genç Sultan Orhan Gazi''ye bir haber ulaşmıştı... Ulak edeple başını yere eğdi ve acı haberi verdi: -Akça Koca''mız sizlere ömür Sultanım! Orhan Gazi beyninden vurulmuşa döndü. Haberci ağlıyordu: -Akça Koca''mın bir vasiyeti var efendim... -Tiz söyle! -"İzmit''i biz fethedemedik... Cenab-ı Hak Orhan Gazi beyimize nasib etsin. Şayet bu kaleyi alırsa, cümle haklarımız kendisine helal olur..." deyip ruhunu teslim etti sultanım.
Sefer hazırlıkları başladı... Orhan Gazi derhal sefer hazırlıklarına başladı. Ordusu ile bütün beyleri, paşaları, süvarileri, piyadeleri, İzmit''in fethine gidiyordu. Artık o da yaralı bir kartal gibi acele ediyordu. Sevdiklerine kavuşmak için, Cennete gider gibi savaşa gidiyordu... İzmit''in kadın tekfuru Bakalonya, Bizans İmparatorunun akrabasıydı. Bu sebeple her türlü silah ve asker yardımı alıyordu. Klayon isimli erkek kardeşi de yakınlardaki Koyun Hisar Kalesinin Tekfuru idi. Pek mağrur ve şımarıktı. Fırsat buldukça Osmanlı obalarına saldırır, koyun ve keçi sürülerini çalardı. Orhan Bey''in askerleri, nihayet İzmit Kalesini kuşattılar. Dışarıdan içeriye ve kaleden dışarıya kuş uçurtulmuyordu. Orhan Gazi, çok üzgün ve kırgındı. Buna rağmen, Müslüman civanmertliğini gösterdi. Bakalonya''ya haber saldı: -Boş yere kan dökülmesin. Gönül hoşluğu ile kaleyi teslim edin. İsteyenler serbestçe dilediği yere gidebilir. Kalede kalanlara ise İslam adaleti yetişir. Cenk yolunu seçerseniz, gayri encamınızı Allahü teâlâ bilir.
Kibirli ve küstah Prenses!
Bu teklife kibirli prenses Bakalonya, küstahça cevap verdi: -Haşmetlû Bizans Kayseri akrabamdır. Çok yakında yetişeceğini bildirdi. Aklınız varsa, sizler kaçıp canınızı kurtarmaya bakın! Orhan Bey güldü.
Aykut Alp ve Kara Ali adlı gazileri, bir miktar süvari ile Koyun Hisar kalesine gönderdi. Olur da Klayon, akrabasına yardıma gelirse, Osmanlı askerini meşgul edebilirdi. Fetih için her tedbir alınmıştı...

