OYUN KÖŞESİ İÇİN TIKLAYIN >> Fatih SELEK Türkiye Gazetesi "Oyun Parkı Sayfası" 29 Ekim Caddesi 34197 Yenibosna İSTANBUL e-mail: fatih.selek@tg.com.tr Geçtiğimiz hafta Isparta''da korkunç bir uçak kazası oldu. Buna hepimiz çok üzüldük. Uzmanlar dediler ki, "Bu kazanın sebebi ancak kara kutu açılınca çözülebilir." İyi de bu kara kutu dedikleri de nedir? Gerçekten rengi kara mıdır? Yoksa sır sakladığı için, sırra ulaşamayan dedikoducuların bir yakıştırması mıdır bu? Ebatı ne kadardır? Ayrıca madem kara kutulara bir şey olmuyor uçakları neden bu maddeden yapmıyorlar. İzmir''den Mehmet Emir, ''Oyun Parkı''na bütün bu soruların cevabını bulduğu ve kara kutunın sırrını açıkladığı bir yazı göndermiş. Birlikte okuyalım: "Kara kutu, kokpit denilen pilot kabinindeki son konuşmaları ve uçuş bilgilerini kaydeder. Bu kutu, paslanmaz çelikten yapılır. Uçaklarda iki tane bulunur. En ve boyları yaklaşık 25''er, derinlikleri 12-13 santimetredir. Kalınlıkları ise 6-7 milimetre kadardır. Isıya ve yangına karşı tedbir için plastikle çevrili sıvı köpük ile donatılmışlardır. Kara kutular o kadar sağlamdırlar ki, uçak paramparça olsa denizin dibine inse bir şey olmaz. Kutular, seneler sonra bulunsa bile bilgiler dinlenebilir. Bu kutular, kaza sırasında uçak üzerine düşmesin diye kuyruk kısmına konulur. Uçağı kara kutu malzemesinden yapmak, parçalanma ve yangından zarar görme tehlikelerini önler ama ne yazık ki bu malzemeden yapılmış bir uçak uçamaz. Bu sebeple uçaklar rahatça havada kalabilmeleri ve uzun mesafelere az yakıtla ulaşabilmeleri için çelik yerine, çoğunlukla alüminyum ve plastikten yapılır. Ayrıca kara kutuların renkleri kara değil turuncudur. Bu rengin tercih edilmesinin sebebi enkaz arasından daha rahat fark edilmeleri içindir." DİKKAT! Bu paragrafın yalnızca ilk cümlesini oku. Bu cümleyi okumaman gerekiyordu. Bunu da. Hâlâ okumaya devam ediyorsun ama. Sana yalnızca ilk cümleyi okumanı söylemiştim. Sanırım paragrafın sonuna kadar okuyacaksın. Ya bari bunu okumasaydın. Paragrafın sonu geliyor hâlâ okuyorsun. Sana da bir şey söylenmiyor. Adamın birini öksürük tutmuş, hıçkırık dövmüş. Akıllara ziyan buluşlar Sabah evden çıkarkan "şemsiyemi alsam mı acaba" kararsızlığına son verecek bir alet yapılmış. Teknoloji harikası bu şemsiye, içindeki alıcı sayesinde ne zaman yağmur kar yağacağını size haber veriyor, ne zaman onu alıp almamanız gerektiğini söylüyormuş... BİLİN BAKALIM >> Ağzı var, dili yok; soluğu var canı yok; derisi var, kanı yok. >> Üç ay yatar, iki ay kalkar, feneri yakar, iki tarafa bakar. >> Akşam baktım duruyordu, sabah baktım yok oldu. >> Dört ayak üstünde durur, yorulur; üstünde biz uyuyalım horul horul. >> Çivi gibi başı var, bir güzelce aşı var, Amasya vatanıdır, kurusu var yaşı var. >> Kulpu ağaç, kendi demir, ağaçlara verir emir. >> İçinde türlü aş var, ateşini yavaş ver, fasulye nohut ceviz, midelerde savaş var. > Aslı Tekin / Antalya ( Cevaplar: Balon, Ateşböceği, Karanlık, Yatak, Bamya, Balta, Aşure) YENİ GELDİM Adam yüksek bir binanın altıncı katından aşağı düşer. Hemen başına meraklı bir kalabalık toplanır. Yoldan geçen bir adam, meraklı kalabalığı yararak yaralı adama eğilip sorar: - Hayrola kardeş ne oldu? Adam güç bela konuşarak cevaplar: - Valla bilmiyorum ben de şimdi geldim. ATASÖZÜ BULMACA Aşağıda gizlediğimiz atasözünü bulabilecek misiniz? YLO BLİNE KREVNAA KTAIMAZL (Cevap: Yol bilen kervana katılmaz.)

