Kaydet
a- | +A

Bayezid Paşa, güyâ Karamanoğlu Mehmet Bey''i düşünüyormuş gibi kendisine haberler gönderdi: "Hasta olan Çelebi Mehmed Han''ın hastalığı ilaçla geçecek gibi değildir. Bugünlerde vefat ederse yakınlarda bulunmanız faydalı olur..." dedi. Bu haberleri alan Karamanoğlu, ordusunun başında Padişah olmayınca, Osmanlıları kolayca yenebileceği zannına kapıldı. Askerlerini tedbirsizce dağlardan indirmeye başladı...

Huzurda iki esir!..

İşte tam bu sırada Anadolu Beylerbeyi Bayezid Paşa, Karamanlıları bastırdı. Askerini dağıttı. Mehmed Bey ve oğlu Mustafa''yı esir aldı. İkisi de elleri bağlı, Çelebi Sultan Mehmet Han''ın huzuruna getirildiler. Padişah bu iki Osmanlı hasetçisini görünce, dillere destan nezaketini yine esirgemedi: -Ey Karamanoğlu, şimdi biz seni n''eyleyelim? Dedi. -Ferman efendimizindir, Sultanım. -Bir Müslüman öz dayısının kabrini nasıl yakar? Cedd-i Mübarekimiz Yıldırım Han''ın kabrinden ne istedin? -Suçluyuz, affeyle Padişahım, lakin sizin merhametiniz bizim suçumuzdan da ziyade derler. -Sizlere nasıl güvenilir ki? Sırtımızı dönünce sözünüzden döner durursunuz!.. Çaresiz kalan Karamanoğlu, bu sırada elini şişkince duran göğsüne bastırdı ve yerlere kadar eğilerek: -Bu can bu bedende sağ kaldıkça, bir dahi sadakatten ayrılmayacağıma yemin ederim Sultanım...

Çelebi Sultan Mehmet Han bu yemin karşısında Karamanoğullarını bir defa daha affetti.

-Çok lütufkârsınız Sultanımız... diyerek huzurdan ayrıldı.

Bir müddet sonra Karamanoğlu Mehmet Bey, ordugahtan epeyce uzaklaşmıştı ki, koynunda kıpırdayan güvercini çıkarıp boğdu. Böylece, bedendeki canı -sözde- öldürmüş oldu. Artık ettiği yemini tutmasına gerek kalmadığını anlatmak istiyordu. Merakla seyreden adamlarına:

"Allaha havale ediyorum"

-Benim Osmanoğlu ile düşmanlığım kıyamete kadar sürecek, diye homurdandı. Bu sözleri Çelebi Sultan Mehmet''e naklettiklerinde: -Gayri kendisini Allahü teâlâya havale ediyorum, demekten kendini alamadı. Hakikaten çok geçmeden Karamanoğlu, bir top güllesiyle parçalandı. Ettiklerinin cezasını çekmeye gitti...