Korkularak oynanan oyunda açıldıkça direklere nişanlanan pozisyonlar skor tabelasına yansımadı ama bir duran top kazası krizdeki G.Saray'a can simidi oldu
Dün akşamki aynı şehrin takımları esprisinden uzak bizim derbi diye adlandırdığımız oyunun ilk yarısını birine seyrettirseniz, yani Avrupa'nın gerçek futbol oynandığı bölgelerden birisine, "Bunlardan hangisi küme düşer" diye sorardı?
Tamamen korunmaya yönelik (Kendi bölgesinde rakibi dar alanda çuvallamaya tuzaklı da diyebiliriz) böyle bir kurguda pozisyon ve futbol seyretmeniz olanaksızdı.
Şota, Kasımpaşa'dan ağzı yanmış olacak ki, bu maçta ciddi savunma önlemleri içinde hem Özer'i hem Marin'i pasifize etmişti. Hal böyle olunca her şey Erkan'ın top cambazlığına bırakılmıştı. N'Diaye de hiçbir şey yapamadan dolaştı. Cavanda öndeki açıklıkları kapatma adına aşırı bir efor harcamaya mecbur kalmıştı.
Galatasaray ise alışılmamış orta saha kurgusunda Sneijder'in dakika dakika oyundan düşüşü, Rodriguez'in her saniye Melo'yu aratışı, öndeki üçlünün de devamlı çuvallamasıyla, "Savunarak buradan 1 puanla çıkalım iyidir" formülüne sığınmıştı. Tabii ki, Muslera'yla kaleci Onur'un 1-2 fiyakası hariç, tatsız tuzsuz bir devre izledik.
İkinci yarıyla birlikte hocalar mı dedi, yoksa oyuncular mı düşündü bilemem ama "Bu oyundan sıkıldık" dercesine iki takım da bloklarını alabildiğine açarak oynamaya başladılar. Hal böyle olunca da kale içinden direklere nişanlanan toplar, hücum aksiyonlarında kalecilerle karşı karşıya kalmalar gibi ilk yarıdaki heyecansız görüntünün tam tersine tansiyon yüklü bir maç izlemeye başladık.
Denayer ve karşı taraftaki aynı konumdaki Cavanda'nın, Bilal ve Okay'la süslenen çırpınışları bence maçın rengi olmaya başladı. İşte bir duran topta ki onu bir türlü Bilal'e bırakmayanlar, ayıp ettiklerini yarım kaza golüyle herhalde anlamışlardır. Bu topta Onur'un daha önce de birkaç kere tekrarladığı, kalenin önüne top uzaklaştırma yanlışı yeni bir kaybın anahtarı oldu.
Sonuçta korkularak oynanan oyunda açıldıkça direklere nişanlanan pozisyonlar skor tabelasına yansımadı ama bir duran top kazası krizdeki Galatasaray'a can simidi oldu. Ama bu arada Erkan Zengin-Denayer arasındaki muhabbette Galatasaray aleyhine de net bir penaltı olduğunu unutmayalım.
MAÇIN ADAMI: Fernando Muslera
KIRILMA ANI: Erkan'ın direkten dönen şutu

