Kaydet
a- | +A

Bizim günlük muhabbet yerimiz berber Murat'a girer girmez, "Abi, Abdullah Kiğılı bombalamış diye bir söylenti var. Başkanı mı eleştirdi acaba?" demez mi. Şaştım. Daha bir delikanlı çıkmamıştı Fenerbahçe yönetiminden dışlanan veya kendiliğinden tüyen kişilerden... "Dur hele" dedim Murat'a, "Kokusu çıkar nasılsa" diye devam ettim. Ve kokusu da çıktı. Meğerse Bizim Mehmet Ali Yılmaz dostumuzun ekranındaki orta oyunundan tuzak kurulmuş Abdullah kardeşimize... Eeee, kaşınırsanız kaşırlar. Bunlar o tiplerin işleri... Bağlanmayacaksın arkadaş... Bu arada M. Ali kardeşimizi de iyi tanırım. Acaba hiç ekranına bakmıyor mu? Demek ki o da saldım çayıra mevlam kayıra...


Dünyanın beşinci harikası!

Vahid amca, Karabükspor faciasından sonra, "Ben, dünyanın en iyi beş teknik adamı içindeyim" demez mi? Çok merak ettim, çatlıyorum yani; acaba Vahid amcadan sonra kimler geliyor? Neyse ki ihanet gibi sporun içinde hiç mi hiç yeri olmayan söylemini, ince bir bel çalımı ile yanlış anladığımıza çevirdi. Dünyanın en iyi beş hocasından biri Bosingwa'yı, onca adam dururken ön libero oynatır mı?  Sefa'dan sol kanat adamı yapar mı? Daha neler neler... Sabır taşının en babasını ithal ediyormuş Trabzonspor, bir de passolig siparişi vermiş Vahid amca için...

İsmail Kartal'ı öven kafalara...
Efendim; İsmail Kartal hoca, Bekir oyundan atıldıktan sonra öyle yerinde işler yapmış ki, hem maçı çevirmiş, hem de geleceği garantiye almış. Vah ki vah! Kale çizgisi üzerinden iki top çıkmayacaktı ki, Volkan o iki topu çelmeyecekti ki, ben o zaman soracaktım "Harika çocuk" profilini... Peki, nasıl mı olmalıydı? Bekir atıldıysa, Alves girer, önden biri çıkar. Böyle olmayınca ve Topal stopere geçince Fenerbahçe'nin orta sahası Selçuk artı Alper oldu... Ne orta saha değil mi? Ama Kadıköy'e gelen kaleciler bir ikramcı bir ikramcı ki sormayın gitsin... Karabükspor'dan sonra en son Konya takımı. Bu defa asıl kalecisi Vid Belec yedekte dururken hem de... 

G.Saray kongresinin malzemesi!
Prandelli, son günlerde sık sık kongreden söz edip duruyor. Aysal'ın olmayacağı kesinlik kazanınca yeni başkanla oturup projeleri konuşacağım demeye başladı. Ve sözlerinin arasına Ocak transferlerinden falan sözler sıkıştırdı.  Herhalde Mancini dedi ki; "Bak Sinyor dostum, Galatasaray'a ara transferde on- on bir oyuncu almalısın. Ben öyle yaptım Şampiyonlar Ligi'ne kaldık! Bakma sen alınanların hemen hemen hepsi gitti ama olsun... Para dediğin Galatasaray'da kum gibi... Ye ye bitmez..."  Neyse ki, Prandelli 3-5-2'nin facia getirdiğini ve acıklı sona doğru dümen kırdığını gördü de vazgeçti. Bu da bir aşamadır... 

24 saniye kurbanları!
Basketbol kadın milli takımım ilk defa katıldığı bu isimli kupada belki de final oynayacaktı. Ama dördüncülükle yetindi. Benim burada iki çift lafım olacak. İspanya maçında, yanlış saymadıysam toplamda 7 adet 24 saniyeye yakalandık. Böyle bir hatayı seriye bağlayan takım zaten kazanamazdı. Peki, Ceyhun hocam da bizim gibi neden seyretti? Takıldım da...

Zamansız rotasyon!
Bilic, Balıkesir'de rotasyon yapmış. Takım yorgunmuş da, ondanmış... Yahu beyler; bu hafta zaten lig maçı yok. Dinlenme o biçim yani... Haaa Oğuzhan-Sosa meselesine gelince. Rakibin tıpkı Galatasaray maçında olduğu gibi geriye komple kapanıp topla oynama işini Beşiktaş'a bırakacağı beklentisi olabilir. Tamam. Ama bundan böyle sakın ola ki, bir sakatlık veya ceza durumu yoksa, Veli-Atiba temel direklerini Beşiktaş'ın temelinden sökme! Sen bırak ekranda yayılıp yorum yapan zarcıları ve çakma direktörleri... Sonra yanarsın...  Haaa, Ersan'ın pozisyonuna penaltı diyerek bize eskilerin tek doğrucusu Özkan Sümer'i hatırlattın... Bu arada sakın ha seni ekrandan popülist ilan edenlere de kulak asma...


Volkan Demirel gerçekten sakat mı?
Volkan Demirel, Konya maçında iki müthiş kurtarış yaptı ve ikisinden sonra da tedavi gördü. Bitime doğru bazı aut atışlarını Alves'e yaptırdı ama, kendisi de bir iki adet degaj yaptı, aut attı. Maçtan sonra hastaneye gidip MR çektirdi. Sonra ertesi gün Terim hoca ile görüşüp, Milli Takım kadrosundan çıktı. Sizce? Acaba, Süper Kupa'nın ardından yaşananlardan sonra Terim'in kendisini kadroya almayışına bu bir Volkan tepkisi mi, yoksa güruh talimatı mı? Şayet hastane raporunda "Oynaması sakıncalı" yazılıysa, tıpkı Ömer ve diğer gurbetçiler gibi raporu yollarsınız malum makamlara olur biter. Maç da aksi gibi Saracoğlu'nda... Bir de Galatasaray derbisi hemen yanı başında değil mi? Eh, biraz da siz düşünün bakalım...


Terim hoca bu işi aydınlatmalı!
Hürriyet'teki habere göre, iki gurbetçi milli oyuncu kulüplerinin doktorlarına veya oynadıkları takımın kentindeki hastanelere muayene olup, sakat olduklarına dair birer rapor  gönderip milli takımdan çıktılar. Bu eylemin arkasında ise Gökhan Töre ile yaşadıkları iddia edilen olaylara tepki varmış. Bu oyuncuyla aynı takımda oynamak istemezlermiş. Vay be! Terim hocam bu ülkenin en engebeli yollarından geçip buralara gelmiştir. Bu işi çözüp açıklama yapmasını bekliyorum. Şayet gerekçe doğruysa bu adamların isimlerini bir daha milli takımda görmek istemeyiz. Ama dedim ya, Terim hoca bu iddiaları açıp gerçeği ortaya dökecek bir numaradır.

ÖNE ÇIKANLAR