Fransa Kralı, Niğbolu''da Osmanlıya esir düşen asilzadeleri kurtarmak için hemen faaliyete geçmişti. Bütün Fransa''ya ağır vergiler konmak ve bir taraftan da Venedik, Macaristan ve diğer memleketlerden toplanmak suretiyle istenilen bu para tedarik edildi. Kral başmabeyincisi ve müşaviri Chateau Moran''ın başkanlığında bir elçiler heyeti kuruldu. Elçilerin maiyetlerine birçok hizmetkar verildi. Osmanlı padişahına ayrıca birçok kıymetli hediyeler ile avcılığa ait şeyler de götürülüyordu. Bu hediyeler, kurtuluş parası olarak verilen 200.000 dukanın dışındaydı.
Bayezid''e hayran kalmıştı
Jak Helli''nin başlarında bulunduğu elçiler Paris''ten törenle ayrıldılar ve muhtelif yollardan hareket ettiler. Bursa''ya ulaştılar. Helli, Fransa Kralı 4. Şarl''ın saygılarını Padişaha sundu. Helli, nabza göre şerbet vermesini bilen gözü açık ve zarif bir diplomattı. Korkusuz Jean''a karşı büyük bir sevgi ve saygısı vardı. Onu kurtarmak için her çareye başvurmuştu. Aynı zamanda Bayezid''e de hayran kalmıştı. Padişahın Korkusuz Jean için neler düşündüğünü anlamak için sordu: -Efendimiz, bazen dikkat ediyorum, asil esiriniz Jean''a iltifat ediyor, hatta onun fikrini sormak tenezzülünde bulunuyorsunuz. Acaba neden? -Ben hangi milletten olursa olsun, kahramanların ellerini sıkmaktan haz duyarım. *** Sultan Bayezid, esirlerin Fransa''ya hareket edecekleri günün arefesinde, 24 Haziran 1397 günü muhteşem bir av eğlencesi tertip etti. Buna Fransız şövalyeleri de davet edildiler. Av köpeklerinin çulları canfes denilen çok pahalı bir kumaştandı. Tasmaları mücevherlerle işlenmişti. Fransızlar, hayretler içinde kaldılar.
Ertesi gün asilzadeler padişaha veda ettiler. Sultan Yıldırım Bayezid Korkusuz Jean''a, tarihe geçecek şu sözleri söyledi:
"Sen bir asilzadesin" -Jean! Sen memleketinin tanınmış bir asilzadesinin, kudretli bir oğlusun, işte gidiyorsun. Henüz gençsin, ilk silah tecrübendeki muvaffakiyetsizliğinden dolayı memleketinde takbih edilebilirsin. Bu lekeyi silmek ve onurunu yeniden kazanmak isteyebilirsin. Aleyhimde silah kullanmayacağına dair evvelce yemin etmiştin. Fakat, vatanına döndüğün zaman benimle yine harp etmek istersen, bütün Avrupa krallarıyla ittifak edebilirsin. Ne kadar fazla müttefik ve ne kadar büyük bir ordu toplayabilirsen, bana iktisab-ı şan için o kadar fazla fırsat vermiş olursun. Beni daima karşında bulacağından emin ol. Çünkü ben, zafer için doğmuş bir hükümdarım.

