Ne tuhaf! Türkiye Süper Ligi'nde oynayan bir kulüp, futbol takımına 14 yabancı futbolcu alabilecek. Devamla; 14 de yerli bulundurabiliyor, yani toplam 28 kişilik kadrodan öteye gidemiyor. TFF Başkanı konuşmasının arasında diyor ki, "14 yabancı, 14 yerli ama siz istediğiniz kadar yerli alabilirsiniz, bunda sınır yok..." Ben size bir şey söyleyeyim mi sevgili okurlar; Bunlar ne yaptıklarını biliyorlarsa, ben ya akıl hastasıyım, ya kulaklarım iyi işitmiyor, ya da Türkçe bilmiyorum... Asıl şaştığım da ne biliyor musunuz? Bizim yerli hocaların çoğu bu yerli-yabancı formülünü çok beğenmiş... Kulüplerden de sadece Beşiktaş karşı duruyor. Hocalar, Terim rüzgârından korkuyorlar besbelli... Kulüplerden de bu ülkede sadece Beşiktaş kalmış meğerse... Efendim bu yeni formülle vergi, sigorta, oyuncu borcu gibi eski kötü alışkanlıklara da son verilecekmiş? Yahu be adamlar; Siz herhangi bir kulübün kongresine sunulan faaliyet raporlarında bu tip borçlara rastladınız mı? Hadi oradan! Salih'i oynatamayan kafalar, kendi çocuğumuzun hangisine bu kadar çok yabancı futbolcu arasından fırsat verirler ki? Tüh be; menajer olmak varmış...
Bu Obradovic mi?
Haftanın en çarpıcı gelişmelerinden biri de Fenerbahçe Basketbol takımının koçu Obradovic tarafından oluşturuldu. Son lig yenilgisinden sonra yaptığı basın toplantısında bu Sırp hoca neler neler söyledi. Bunların en çarpıcı olanları arasında oyuncularının idmanlara gelmediği, çalışmaktan kaçmak için ellerinden geleni yaptıkları öne çıktı. Şaştım kaldım. O zaman adama sormazlar mı; Siz sadece Avrupa'nın değil dünyanın da en iyi beş hocasından biri değil misiniz? Evet mi? O zaman oyuncularınız size neden saymıyor ki? Ben de diyordum ki, bu kadar kaliteli bir kadro olur olmaz herkese neden yeniliyor?
Karar kayıp!
Hani şu RTÜK'ün, maç yayını sırasında reklamın yasaklanması konusunda aldığı karar var ya... Hıncal Uluç usta açıklamıştı. Resmi Gazete'de yayınlanmak üzere oraya da varmıştı. Ben kayıp mı, yoksa fareler mi yedi diye düşünürken, yakalanmış olabilen farelerin de ultrasonunun çekilmesini önermiştim. Yapılmış ama oradan da çıkmamış... Bence RTÜK gazetelere ilan vermelidir. Ne ilanı mı? İtibarın kaybolduğunu içeren bir karar canım...
Vah benim amatörüm vah!
Tekirdağ Amatör Kümesinden Karadeniz Gençlikspor şike yaptığı gerekçesiyle küme düşürülmüş. Bir yöneticisi ile bir futbolcusu da ebedi boykot almışlar. Eee ben hep söyler, hep yazarım; adınız Üç Büyüklere çıkmamışsa başınıza her türlü şey gelir diye... Siz en iyisi Tekirdağlı kardeşlerim; yeniden yargılanma isteyiniz!
Beşiktaşlı futbolcu Çarşılı mı oldu?
Ben hesap tutman bu konuda... Ama arkadaşlar sezon başından bu yana Beşiktaş'ta futbolcuların toplam yedi kırmızı kartla rekor kırdığını yazdı ve söyledi. Ben de diyorum ki, acaba bu Çarşı ruhundan mı kaynaklanıyor? Hani her şeye karşı olup, oraya buraya destek vermek var ya... Belki de futbolcular da her şeye karşı!
Kısa kısa ama önemli!
Her hafta böyle bir pasaj olacak. Efendim; Erkan Zengin problemi çıkmıştı geçen hafta. Trabzonspor bu oyuncuyu kulübünden istemiş, Fenerbahçe de Kadıköy'e çağırıp el sıkışmıştı. Futbolcu da, "Ben Kadıköy'ü isterim" diye yırtınmıştı. Es Es de hemen parasını yatırıp malı garantiye aldı. Eee şimdi yerli de ucuzlayacakmış ya... Bakalım göreceğiz...
Efendim; bir gazetede minik bir haber gördüm. Fenerbahçe'nin Topuk Yaylası Tesisleri yılbaşında para basmış. Ağzına kadar dolmuş... Hangi sporcu kafileleri mi? Yok canım yılbaşı tepinicileri... Daha dün Fenerbahçe Burnu'ndaki tesislerin yüksek ticari kazançla amacına aykırı kullanılması sonucu Yargıtay'dan iki ay içinde boşaltma kararı çıkmıştı. Olsun be, "yeniden" bakılır!
Uzun soluklu yedek Cardozo!
Baktım Balıkesirspor maçında da Cardozo yedek... Sonra mı? Fena çaktı ve maçı kurtardı. Hani desem ki, fizik kondisyon açısından henüz hazır değil... Zaten bu oyuncunun fizik güç yerinde haliyle yerinde olmayan hali arasında hiç fark yoktur. Asıl olan, her takıma uymaz ama varlığı ile tehdit olduğudur. Hatırlatalım dedik.
Hamza Hocanın zarı devam ediyor!
Galatasaray, Beşiktaş maçının 60.dakikasına kadar, yani iki uç adamı ile o dakikaya kadar oynayıp, o dakikada Umut'u alıp Hamit'i soktuğundan andan itibaren diye ikiye ayıp izlemeli maçı... Tıpkı Gençler maçında olduğu gibi... Hatta hatta bitmiş gibi olmasına rağmen Arsenal maçının ikinci devresini... Arsenal'i bırakalım, o maçta ilk yarıda bitmişti. Ama bizim maçlarda öncesi ve sonrası ile Galatasaray'ın girdiği pozisyon sayısı incelenmesi gerekir diyorum... Hamza Hoca; zarın kemik olanı çok sürpriz yapar onu da söyleyeyim.