Cihan Padişahı, Sultanlar Sultanı İkinci Bayezid Han''ın, Preveze Sancakbeyine gönderdiği ferman okunuyordu: "İlk yaz olup, çiçekler açıncaya dek, 40 pare tekne hazırlatıp, deryaya salasın!" Preveze Sancakbeyi Mustafa Bey, Bayezid Han''ın emrini yerine getirmek için harekete geçti... Bu 40 gemi ile Donanma-yı Hümayun''a katılacak ve Yunanistan seferine çıkacaktı. Fakat karanlık gecede kara düşler gören kara niyetli düşmanlar, Preveze''ye ani bir baskın yaptılar. Tersane kızaklarında bulunan gemilerin yarısını yaktılar. Buna rağmen Mustafa Bey gemilerin yarısını kurtarmış ve düşmanları öbür dünyaya yolcu etmişti...
Edirne''den hareket ettiler O yıl mübarek ramazan, nisan ayına rastlamıştı. Çiçeklerin gonca verdiği ramazanın 8. günü yıldızlar sayısınca Osmanlı askeri Edirne''den hareket etti. Mübarek Sultanları Bayezid-i Veli, başlarındaydı. Bayramdan 4 gün sonra, zaferler saçan Padişah Sancakları, Modon önlerinde dalgalanıyordu. Donanma-yı Hümayun dahi denizi doldurmuştu.
Modon ve Koron kaleleri, Yunanistan''ın en güneyindeki Mora yarımadasındaydılar. Düşmanın cephane ve yiyeceği boldu. Kumandanları General Gabriel, kibirli ve hilekâr idi. Bütün Avrupa''dan yardım istemişti. Buna rağmen Osmanlı ordusunun ihtişamı ve donanmanın heybeti karşısında çok korktular. Kaplumbağa gibi taş kaleye kapandılar. Anadolu ve Rumeli topçuları, karadan denizden o mağrur kaleyi tam 30 gün topa tuttular. Kule ve burçların yıkıldığı ve neredeyse gazilerin içeri gireceği bir anda, Birleşmiş Haçlı Donanması çıkageldi. Başlarında meşhur Amiral Kontarini bulunuyordu. Hemen Osmanlı teknelerine saldırdılar. Leventler de yaylarından çıkan oklar misali fırladı. Bir lahzada denizin mavi yüzü, al renge boyandı. Eğri Osmanlı kılıçları, denizdeki balıklar gibi parlıyordu. Din düşmanlarının kesik kelleleri, taş gibi deryanın dibini boyluyordu.
Ümitleri suya düşmüştü! Yiğitlik ummanının kartalları, fitne gemileri çoğunu batırdılar, gerisini kaçırdılar. Böylece Modon keferesinin de, ümit yelkenleri suya düşmüş oldu. Fakat yine, de kalenin kara tarafındaki 3 katlı hendeğe güveniyor ve savunmayı sürdürüyorlardı. Ancak, muhteşem Osmanlıya ne kadar dayanabilirlerdi ki?..

