Kaydet
a- | +A

Mehmed Emîn Efendi, kendisinden dua isteyen Yeğen Mehmed Paşa''yı gözyaşları içinde kucaklayıp bağrına bastı. Bir müddet böylece tuttu. Sonra ağlayarak zafer kazanmaları için duâ etti. Bundan sonra biraz daha sohbet ettiler.

Yeğen Mehmed Paşa, Mehmed Emîn Efendinin duâsını alarak, Avusturya seferine çıkmak üzere evden ayrıldı...

"Ordu muzaffer olmuştur" Osmanlı ordusu, Vezîr-i âzam Yeğen Mehmed Paşa komutasında Avusturya Seferine çıktıktan sonra, Mehmed Emîn Efendi, ordunun zafere ulaşması için geceleri uyumayıp çok duâ etti. Bu hâl yirmi günden fazla devâm etti. Bu sebeple tedâviye ihtiyâç duyacak derecede rahatsızlandı. Talebesi Seyyid Yahyâ diyor ki: "Bir sabah huzûruna gittiğimde, hastalanmış gördüm. Benden ilâç istedi, temin ettim. İlâcı kullandı. Sonra berâberce, talebelerinden Kafesdâr Abdülbâkî Efendinin evine gittik. Bu talebesi, Mehmed Emîn Efendinin neşeli hâlini görünce bana; "Hamdolsun İslâm askeri mansur ve muzaffer olmuştur. İnşâallah birkaç güne kadar fütûhât haberi gelir!" dedi. Sonra dostlara ziyâfet ve sadakalar verdi.

Dört gün sonra, Ada kalesinin İslâm ordusu tarafından fethedildiği haberi geldi. Bundan sonra, İslâm askeri İstanbul''a geldi. Herkes birbirinin gazâsını tebrik etti. Yeğen Mehmed Paşa, Mehmed Emîn Efendinin ziyâretine geldi, ağlayarak ellerini öptü. Paşa, Efendinin âdetini bildiğinden, seferde olanları anlattı. Koynundan iki atlas kese altın çıkarıp, seferde iken fakirlere vermek üzere adadığını bildirdi ve fakirlere dağıtmalarını ricâ etti. Mehmed Emîn Efendi de onların bu adağını övdü ve netîce verdiğini bildirdi. Kendilerinin halleri ve meşgûl olmaları dolayısı ile bunu bizzat kendisinin dağıtmalarının daha çabuk ve kolay olacağını söyleyerek buyurdu ki:

"Her çıktığında cebini doldur" "Haftada iki gün tebdîl-i kıyâfetle çık. Her çıktığında cebini doldur. Yedikule civârından başla. Orada çok fakir evi vardır. Kapılarını çal. Kim çıkarsa saymadan eline ne gelirse ver. Ve böyle kapı çalarak devâm et. İnşâallah iki haftada dağıtırsın. Şimdi biz versek, hâlimizce vermemiz îcâb eder. Geç verilir. Çok versek halk alışır. Hep umarlar. Böyle hareket bize yakışmaz" buyurarak, keseleri zorla yine Paşaya verdi.

ÖNE ÇIKANLAR