Çarlık Rusyası, Osmanlıları Avrupa''dan atmak, İstanbul''u ele geçirerek sıcak denizlere inmek, Hıristiyanları ve özellikle Slavları korumak bahânesiyle her devirde Osmanlı Devletinin iç işlerine karışmayı "huy" edinmişti... Bu husus "Doksanüç Harbi"nin de en önemli sebebini teşkil ediyordu...
Bu savaşı bitirmeliydi! İşte; Osmanlı ülkelerine saldırmayı millî bir hedef kabûl eden bu Rusya ile Osmanlı Devleti arasındaki savaşı bitirmek ve anlaşma sağlamak üzere Avrupa devletleri elçileri İstanbul''a gelmişlerdi. 23 Aralık 1876 tarihinde düzenlenen konferansa, Osmanlı hariciyesinden Saffet Paşa başkanlık ediyordu. Bir anda yüzlerce top gümbürdemeye başladı. Yabancı elçiler bunun ne olduğunu daha sormadan Saffet Paşa ayağa kalkarak: -Atılan bu toplar, Osmanlı Devletinde Meşruti bir idarenin ve anayasanın kurulduğunu müjdeliyor, dedi. Yabancı elçiler, hiçbir şey olmamış gibi ilgi göstermediler.
Midhat Paşa''nın heyecanı! Bâbıâlî''de, Meşrutiyet''in öncüsü olan Midhat Paşa, Saffet Paşa''yı heyecanla bekliyor, yabancı elçilerin, ilan edilen Meşrutiyet için ne düşündüklerini sormak istiyordu. Midhat Paşa biraz sonra Bâbıâlî''ye gelen Saffet Paşa''ya; -Ne dediler, ne dediler? diye heyecanla sordu.
Saffet Paşa, yabancıların gözündeki Meşrutiyeti ve içinde bulunduğu halet-i ruhiyeyi nasıl anlatsındı? Düşündü ve onun anlıyacağı bir şekilde şu cevabı verdi: -Ne diyecekler, çocuk oyuncağı dediler Paşam, çocuk oyuncağı!

